29 Aralık 2013 Pazar

Yilbaşinda jartiyer giymiş kocasiyla sex

Selam sevgili 31’ciler. Adım Oktay, 34 yaşındayım, 1.69 boyunda, 57 kilo ağırlığında, esmer ve doğrusu fazla yakışıklı değilim. Fakat nedense bazı kadınlar gözlerimin çok masum ve çekici olduğunu söylerler. Kartonpiyer, saten alçı, boya işleriyle kazancımı sağlıyorum. Aylardan Hazırandı, tam boyacıların para kazanma dönemi. Harıl harıl çalışıyorduk ki, telefonum çaldı. Arayan emlakçı Zafer abiydi, numaramı kırtasiyeci bir adama vermiş, beni evlerinin boyası için arayacaklarmış, mümkünse uygun fiyata yapmamı söyledi. Okeyleyip kapattık telefonu ve işe devam ettim. Öğleden sonra saat 3:30 civarında telefonum çaldı, cevap verdim. Selamlaşma faslından sonra numaramı Zafer beyden aldığını söyledi. Ben de doğruladım ve haberim olduğunu söyledim. Benden mümkünse akşam 7 de eve gelip, bakıp fiyat çıkarmamı rica etti. “Memnuniyetle!” deyip adresi aldım... Akşam saat 7 olduğunda apartmanın önünden kendisini arayıp geldiğimi söyledim. Otomatiğe basıp apıyı açtılar, asansörle 4. kata çıktım. İçeri girdim. Çoğunlukla olduğu gibi evin tamamının boyanacağını, malzemeyle falan uğraşamayacaklarını söyleyip, benim malzemeli boya yapmamı istediler. “Tamam!” dedim. Rasim bey, hava sıcak olduğu için, “Balkona geçelim, orda detayları konuşalım.” dedi. Balkona çıktık, baktım orda 60’lı yaşlarda bir teyze çekirdek yiyordu. Bizi tanıştırdı, ismi Raziye ve annesiymiş. O ev de annesine aitmiş, Rasim beyin kendisi 2 blok ileride oturuyormuş. Annesinin bacaklarında bir sorun varmış, pek ayakta kalamadığını, mümkünse yerleri kirletmememi falan söyledi. (Her zaman duyarız bu tür lafları). “Rahat olun, bizim çalışma sistemimiz temizlik ilkesi ile meşhurdur!” deyip rahatlatmaya çalıştım. Rasim bey çay getirdi. Çaylarımızı içerken fiyat konusunu açtık, üç aşağı beş yukarı derken anlaştık. Ancak 2 gün sonra başlayabileceğimi söyledim, kabul ettiler. Bir miktar malzeme parası alıp müsade istedim... Diğer yarım işimi ortağımla bitirip, akşam annesinin evine malzemeyi bırakmak için Rasim beyi aradım. Rasım bey de, “Annem evde, gidebilirsiniz.” dedi. Akşam ortağımla birlikte Raziye teyzenin evine malzemeyi bıraktık ve sabah başlayacağımızı söyleyip ayrıldık. Sabah ortağımla Raziye teyzenin evine geldik, ortalığı çalışma durumuna göre toparlayıp ön hazırlık yaparken, Raziye teyze mutfaktan, “Ustalar hadi gelin çayınız hazır!” diye seslendi. Ortağımla mutfağa gittik, zahmet ettiği için teşekkür edip başladık çayları yudumlamaya. Daha ilk bardak çayımız bitmeden ortağın telefonu çaldı. Eşi arıyordu. Kardeşinin karısının doğum sancılarının başladığını söyleyip, hastaneye götürmesini istedi. Ben de Raziye teyzeye durumu anlattım, “Ortağımın gitmesi gerekiyor, eğer benim yalnız çalışmamın mahsuru yoksa ben işe devam edeceğim.” dedim. Raziye teyze, “Tabiki çalışabilirsin!” dedi. Ortak gitti, ben tavan boyası hazırlayıp boyamaya başladım... Öğlen Raziye teyze pide söylemiş, birlikte yemeye başladık. Bana, “Kusura bakma, bacaklarım iyi tutmadığı için dışarıdan yemek söyledim, yaşlılık işte...” dedi. Ben de, “Yok canım ne yaşlılığı ya, olur mu, kendinize hakaret etmeyin, sadece bacaklarınızda sorun var!” gibisinden kibarlık yaptım ve ekledim, “Bence bacaklarınızın sürekli masaja ihtiyacı var, ılık suyla sabunla sürekli ovun, yada ovdurun. Eminim 1-2 aya kalmaz yürüyüşe bile çıkarsınız!” dedim. O da, “İyi diyorsun da, kim ovacak, ben doğru dürüst eğilemiyorum ki? Gelinim yapamaz çalışıyor, oğlanın durumu malum, o da hergün 6-7 ye kadar çalışıyor!” dedi. “Haklısınız!” demekle yetindim. Aslında biraz acımıştım Raziye teyzeye. Yemek bitti, benim aklıma ona bir iyilik yapmak geldi içimden. Ketıl tezgahın üstündeydi, aldım suyu doldurup kaynattım. Lavabo ihtiyacım için banyoya gittiğimde leğen görmüştüm, alıp suyu boşalttım içine. Ilıklaştırıp, “Raziye teyze müsade edermisin, bacaklarına masaj yapayım?” dedim. “Ah usta işinden olmayasın?” dedi. “Yoo, nasıl olsa işimin patronu benim, rahat ol!” dedim. “Peki ozaman!” deyip mutlu oldu. Leğeni yanaştırıp ayaklarını leğenin içine koydum. Sabun bulamadığım için şampuanla bacaklarını ovmaya başladım. Yaklaşık yarım saat sohbet ederek ovmaya devam ediyordum ki, bir ara Raziye teyzenin ellerinin saçımın üstlerinde yumuşak bir şekilde dolaştığını fark ettim. Başımı hafif kaldırıp yüzüne baktığımda, gözleri kapalı, dudaklarını ısırırcasına sıkıyordu... Bana da birden ne olduysa, yarağım uyanmaya başladı. Ellerimi biraz daha bacaklarından yukarılara doğru, okşar misali gezdirmeye başladım. Kalkan yarağım sıkıştığı için bir ara tek elimi yarağıma götürüp yerini yaptım. O esnada tek elim kalınca dikkatini çekmiş olacak ki, “Ne oldu, yoruldun mu?” diyerek gözlerini açtı ve yarrağıma baktı. Elimi yarağıma götürdüğümde pantolonumun önünde köpük kaldığından gözü oraya gitmiş olmalıydı. “Hayır yorulmadım, ama eğer siz ovmayı bırakmamı isterseniz bırakırım.” dedim. O da, “Yooo devam et, fakat sandalye belimi rahatsız etti, istersen içerde kalın minder var ona oturayım yere, öyle devam et!” dedi. “Olur!” dedim. Gittim getirdim minderi mutfağa. Tam yere koyacaktım ki, “İstersen odada devam et, burda senin dizlerin fayansın üstünde acıyacak!” dedi. “Olur!” dedim, minderi alıp odaya geçtik... Raziye teyze mindere yarı uzanır vaziyette oturdu, ben de tekrar kaldığım yerden devam etmeye başladım. Fakat birşeyler olacağını hissetmiştim doğrusu. Birden bana, “Sen evlisin değil mi?” diye sordu. İçimden, bu soru da nerden çıktı şimdi diye geçirdim ve “Evet, evliyim!” dedim. “Peki, hiç eşini aldattın mı?” diye sordu. Utanarak, “Yooo!” dedim. İnanmadı, “Hadi hadi, gözlerin öyle demiyor ama!” dedi. Biraz üsteleyince, “Evet, aldattım!” diye itiraf ettim. “Peki aldattığın kadın gençmiydi?” dedi. “Hayır, benden 11 yaş büyüktü!” dedim. “Yaa, demek kendinden yaşça büyüklerden hoşlanıyorsun ha?” dedi. Ben de, “Ne yalan söyleyeyim, evet, olgun bayanlar beni daha çok mutlu ediyor!” dedim. Bana yaşımı sordu. “34 yaşındayım, ama o zaman 32 yaşındaydım, yattığım kadınsa 43 yaşındaydı!” dedim... Seks’ten konuşmaya başladık. Seks’te neleri sevdiğimi sordu. Ben de, “Am yalamaya bayılırım!” diye anlatmaya başladım. Derken laf lafı açtı, bana, “Ağzın sıkımıdır, sır saklamasını bilirmisin?” dedi. “Ölürüm de sır vermem!” dedim. “Peki senden birşey istesem yaparmısın?” dedi. “Memnuniyetle yaparım!” dedim. “Bu gün çalışma, yevmiyeni ben vereceğim, gününü benim istediğim şekilde geçirirmisin?” dedi. Ne isteyeceğini az çok anlamıştım, “Tabi, neden olmasın? Sizin açınızdan boya işininin geç bitmesinde sorun yoksa, benim için sorun olmaz!” dedim. O da, “Peki, ohalde ortağını ara, benim misafirimin geldiğini, bu gün çalışmayacağınızı, gelmemesini söyle!” dedi. Hemen aradım ortağımı, aynısını anlatıp, gelmemesini söyledim, kapadım telefonu... Raziye teyze bana, “Çıkar üstünü!” dedi. Anlamamışım gibi, “Neden?” dedim. O da, “Hani benim her dediğimi yapacaktın?” dedi. “Tamam, OK!” deyip soyunmaya başladım. “Şimdi de beni soy!” dedi. Ben soyunduktan sonra onu soymaya başladım. Zaten yaz olduğu için pek birşey yoktu üstünde. Sütyenini çıkardığımda, gözlerime inanamadım, 18’lik kız göğüsleri gibi göğüsleri vardı. Avuçlarımın içine alıp okşamak istedim, “Daha değil, acele etme!” dedi. Külodunu da çıkarmamı istedi, çıkardım. İkimiz de çırılçıplak kalmıştık. “Beni ayağa kaldır!” dedi, kaldırdım. Önce duş almamızı istemesi üzerine banyoya gittik. Duşun altına girdik, beni bir güzel yıkadı, ben de onu yıkadım ve kurulanıp yatak odasına geçtik... Yatağa uzanmasına yardım ettim. Bana, “Hadi o çok sevdiğin şeyi yap, amımı yala!” dedi. Tertemiz amı vardı, kuaförde ağda yaptırıyormuş (daha sonra söyledi bunu bana). Ben yumuldum amına ve yalamaya başladım. 3-5 dakika sonra inleyerek boşaldı ve “Hadi gel, yalama sırası bende!” dedi. Ben de kazık gibi olan yarağımı onun ağzına verdim. Öyle bir şehvetle yalıyor emiyordu ki, inanın zevkten yarağımın başı zonkluyordu. Boşalmama az kalmıştı ki, kendisini uyardım, “Patlayacağım!” diye. Yarağımı ağzından çıkarmasıyla birlikte göğüslerinin üstüne fışkırttım döllerimi. “Islak mendil var çekmecede!” dedi. Aldım, göğüslerini sildim, yarağımıtemizledim... Biraz dinlendikten sonra benim yarakla oynamaya başladı. Yarağım yeniden kazıklaşmaya başlayınca, “Şimdi de amımı yala ve sok!” dedi. Ben de emir eri gibi hıç konuşmadan dediğini yaptım. Amını bir süre yaldıktan sonra bana, “Yeter sok hadi!” dedi. Ben işin kurnazlığındaydım, yalvartmak istiyordum ve yalamaya devam ettim. “Sok diyorum! Sok hadi şerefsiz! Yarrağını sok amıma!” diye yırtınıyordu. Yalvarmaları bağırmaya ve küfürlere dönüştü. “Orospu çocuğu! Yarağını soksana amıma!” deyince, ben bunun bacaklarını ayırıp, kazıklaşan yarağımı amına soktum ve öyle bir yüklendim ki, gözlerinden yaş akıyordu. Ben seri bir şekilde sokup çıkarırken, Raziye teyze inliyor, bağırıyor, küfür ediyor, daha da dibine girsin diye çılgınca hareketler yapıyordu. O ağrıyan, tutmayan bacaklarına can gelmiş, sırtıma dolamıştı bacaklarını... Raziye teyze kasılıp titremeye başladı. Ağlar gibi inleyerek, “Bastır, daha bastır, geliyorum! İçime boşal, geliyorum, hadi şerefsiz bastır!” dedi. Ben de patlamadan önceki son vuruşumu öyle bir yaptım ki, bacaklarını aniden sırtımdan çekip geri kaçtı. Tabi o esnada ben yatağın üstüne boşaldım. Bana, “O neydi öyle, amımı parçaladın şerefsiz! Beni boşaltmadan kendin boşaldın, şimdi sana ceza vereceğim!” dedi. “Söyle, ne yapayım?” dedim. “Beni dilinle boşaltacaksın!” dedi. “Olur!” dedim, ıslak mendille amını sildim ve başladım yalamaya. 5-6 dakika sonra öyle bir orgazm olup boşaldı ki, kadın kalpten gidip başıma bela olacak sandım. Ama benim yerimde kim olsa ve o sarsılmayı görse, bu kadın ölüyor derdi. Biraz dinlenip banyoya girdik, onu ve kendimi yıkadım, çıktık. Saat 3’e geliyordu. Beni gönderirken 1 günlük yevmiyemi cebime koydu ve “Sen harika birisin, bundan sonra sürekli beni sen masaj yapacaksın!” dedi. Raziye teyzeyle haftada 1-2 kez sikişiyoruz. Her seferinde yevmiyemi fazla fazla veriyor, bana çeşit çeşit hediyeler alıyor. Yani bir nevi Raziye teyzeye özel jigololuk yapıyorum. Haa, bu arada Raziye teyzenin bacakları şaşılacak derecede iyileşmiş durumda. 63 yaşında, ama inanılmayacak kadar bakımlı ve titiz ki, 40-45 yaşını andırıyor. Mükemmel bir birlikteliğimiz var, o yalnız yaşadığı için evine rahatlıkla gece gündüz sorunsuz gidip gelebiliyorum. Eşim doğum yaptığında masraflar için 1.350 Lira para verdi. Tabi eşim bilmiyor garibim, nerden bilsin. Umarım Raziye teyzenin ömrü uzun olur, çünkü gerçekten parayı koyun bir kenara, kalbi güzel bir insan. 1 yıldan fazladır birlikteyiz ve daha birgün beni kırmış değil, üstelik ben onu kırdığım halde. Yaşadığım ve halen devam eden hikayem bu kadar. Umarım okuyan arkadaşlar, “Ulan o yaştaki kadına yapılır mı bunlar!” falan düşünmezler. Sikenler bilir, o yaştaki kadınlar genç kızlardan Bin kat daha anlayışlı ve sevecen oluyorlar. En önemlisi, gençliklerinde yapamadıkları seksi ve sikişi şimdi yapmak, her zevkin tadına varmak istiyorlar, yeter ki onlara karşı dürüst olun.

27 Aralık 2013 Cuma

Yilbaşi gecesi kirmizi jartiyer giymiş seks süper

Hikayeme nasıl başlasam diye düşünmekteydim. Daha doğrusu kaç kez başlayıp yarıda bıraktım. Nedenine gelince, yasak bir aşktı bu benim yaşadığım. Siktiğim kadın Seval, 10 yıllık kankamın karısıydı. Ama ne karı. Cildi sütten beyaz, dudakları çilekten kırmızı, yanakları bir bebek kadar pembe ve pürüzsüz idi. Sevalin boyu kocası olacak kankamdan 10 santim falan uzundu. Evlilikleri aşk evliliği değildi. Bizimle samimi oldukları için gece gündüz demez, birbirimize teklifsizce gelir giderdik. Benim 2 erkek 2 kız olmak üzere 4 çocuğum vardı. Onların ise hiç çocukları olmamıştı. Seval arada bir gözlerimin ta içine bakarak, “Ozan şu çocuk yapmanın sırrını kocama da anlatsan olmaz mı?” derdi gülerek. Ama ne gülme! ‘Gel beni ayakta sik!’ dercesine bir gülme. Bunu da kocasının ve benim eşimin yanında derdi... Çocuk konusunda kusur kocasındaydı, yeterince sperm üretemiyordu. Benimki ise nazar değmesin sular seller gibi akıyordu. Sevalin bana bu takılmaları sıklaştı. Neredeyse eşime, ‘İzin ver de Ozan beni siksin, bir çocuğum olsun, sevaba girersiniz!’ diyecek. Eşim de, “Ben kocamı kiraya vereceğim, sayesinde para kazanacağım!” gibi laflar ediyor, adeta müşteri kızıştırıyordu. Rüyalarımdan çıkmayan Seval de kocasının yanında, “Ozaman Ozanın ilk müşterisi ben olurum vallahi!” diyordu. Kocası olacak pısırık da, şaka olarak alıyordu bu sözleri, yılışık yılışık gülüyordu. Oysa Seval bizim eve geldiğinde, “Hoşgeldin!” diye elimi uzatsam, elimi ittiriyor ve doğrudan kucaklıyor beni ve bütün vücudunu vücuduma bastırıyordu. O gelecek diye dakikalar önce hazırola geçmiş 19 cm’lik benim yarağı bedeninde hissediyor ve nefes alışları değişiyor, usulca kulağıma, “Ne zaman yiyeceğim ben bunu?” diyordu. Tanrım hiçbir erkeği benim durumuma düşürmesin. Karı benim yarağı okadar isterken ve ben de onun amını, hele götünü okadar isterken, bunu yapamamak beni deli ediyordu. İşin kötüsü, eşim de Sevale olan zaafımı biliyordu. Ama bir şart koşmuştu, “Sevali siktiğin anda seni boşarım! Ama istersen benimle sikişirken Sevali sikiyormuş gibi fantazi kurabilirsin!” demişti. Ben de kurduğum fantazilerle karımı deli gibi sikiyordum ve karıma orgazm üstüne orgazm yaşatıyordum. Sikişme esnasında Karıma, “Gel sen de Sevalin kocasıyla sikiş, bu yasağı kaldır aradan!” diye ne kadar yalvardıysam fayda etmedi. Karım, “19 cm’lik yarağa alışan bir kadın, 9 cm’lik yarağı ne yapsın?” diye hep geri çevirdi bu teklifimi. Kankamın İstanbulda olan babası hastalanmış, 15-20 gün hastanede refakatçı kalması gerekmişti. Arabaları olmadığı için eve alınacakları her zaman bana sipariş ederlerdi. Kocası İştanbula gittiğinde rüyalarımın kadını Seval beni aradı ve siparişini verdi, şu saatte gel dedi. Dediği saatte zili çaldım, kapıyı açtı. Benim ellerim alışveriş poşetleriyle dolu, onun elinde sütyen, memeler taş gibi, göğüs uçları baş parmağımın boğumundan daha iri sertleşmişler, alt tarafında varlığı ile yokluğu belli olmayan bir tanga vardı. Böyle manzaraları hayal gücüm yardımıyla rüyalarımda çok yaratmıştım. Ama bu kez sahici idi. Dilim tutuldu adeta... “Bu kez kaçamazsın Ozan bey! Bu am bugün bu yarağı yiyecek. Gerekirse bu göt de bu yarağın tadına bakacak!” dedi. “Tanrım sen benim aklıma mukayyet ol!” diye dua ettim. Ama o, “Bırak dua etmeyi, yarağa susamış amın dini imanı olmaz. Çıldırmak üzereyim, anlamıyor musun? Sikeceksin beni, hatta gerekirse bu 15-20 gün içinde hergün sikeceksin ve beni hamile bırakacaksın!” dedi. “Yahu benim 4 çocuğum var, yuvamı yıkma. Ben de senin için ölüyorum, ama mümkünü yok, olamaz, sana elimi sürsem karım beni boşar valla!” dedim. “Karın benim sırdaşım. Kocamın 9 cm’lik yarağıyla tatmin olmadığımı, hayatta birkez bile orgazm yaşamadığımı, mutsuz olduğumu o da biliyor ve seni bana bir süreliğine ödünç vermeyi kendisi teklif etti!” dedi... “Karım hayatta öyle birşey teklif etmez!” dedim. “Bak şimdi karına telefon açıyorum, kendi kulağınla dinle!”dedi ve gerçekten telefonun sesini dışarı vererek aradı, “Gülnihal hayatım, şu anda Ozan benim yanımda, benim bir elimde sütyenim, kıçımda da da tangam var. Kocan büyük eziyet çekiyor, yarağı pantolonunu delecek durumda ve benim daha da berbat durumda olduğumu biliyorsun. Kocanın yarağının tadına bakmama izin veriyormusun hayatım?” dedi. Karım da, “Tepe tepe kullan Sevalciğim. Zaten Ozan yıllardır beni sikerken aslında seni sikiyordu. Onun da hayali gerçekleşsin! Size iyi sikişmeler!” dedi. Kulaklarıma inanamadım. “Eh benden günah gitti, kankam beni affet!” diyerek, 92-66-92 vücut ölçülerine sahip, hayallerimin dudaklarına yumulmam bir oldu. 5 dakika dillerimiz dudaklarımız birbirleriyle oynaştı, ağız sıvılarımız birbirine karıştı. Sıra memelere geldi. Tanrım ne memelerdi bunlar, dünya dünya olalı böyle bir güzelliğe tanık olmamıştır. Mona Lisa tablosundaki memeler halt etmiş Seval'in memelerinin yanında. Ağzımı dayadım, yılların susamışlığını içime çeke çeke emdim. Hiç doğurmadığı için emzirmemişti, üstelik kocasını sevmediği için hiç öptürmez, hiç sevdirmezdi, bana saklamış hep bu güzelliğini... Ben memelerini emdikçe, Seval, “Tanrım, böyle bir zevk olamaz!” diye adeta hırlıyor, boyunlarını yaladıkça zevkle gülmek arası bir sesle kıkırdıyordu. Memelerden sonra plajdan tanıdığım göbeğine iniyorum. Göbeğinden biçimli bacaklarına iniyorum. Öpe yalaya, ayak parmaklarına iniyorum. Ayak parmaklarının güzelliğinden sıkça söz ettiğimden, eskiden beri ayaklarına gayet iyi bakım uygular ve renk renk ojelerle süsler, beni delirtirdi. İşte şahane ayak parmakları önümdeydi. Dakikalarca tek tek her iki ayağının bütün parmaklarını emdim. Sonra elinin parmaklarını emdim. “Orospum, fahişem, sen dünyanın en güzel kadınısın, amını götünü sikip dağıtacağım senin!” gibi sözlerle de gaz veriyordum. O da, “Sikmezsen şerefsizsin, orospu çocuğu, piç, hayvan!” gibi küfürlerle karşılık veriyordu... Sıra tangasını çıkarıp amını yalamaya gelmişti. Ben yalarken kaçıncı kere orgazm olduğunu kendisi de unuttu. Bu am değil, bir güzellik vadisiydi, tarifi mümkün değildi. Yalamaya başlar başlamaz Klitorisi bir fındık kadar şişmişti. Saçlarımdan çekmeye, “Haydi artık sok şu yıllardır yemek istediğim yarağı!” demeye başladı. Ben de, “Öyle yağma yok, biraz daha yalvarmalısın, bu yarağı yemek her orospuya nasip olmaz!” diyorum. “Sok ulan piçin evladı, yanıyorum görmüyormusun pezevenk!” deyince, sular seller akan bir dereye benzeyen amına bir anda gömdüm 19 santimlik savaş aracı yarağımı. Bir “Ohhhhh!” çekti ki, çölde günlerce susuz kalmış bir insan litrelerce su içse aynı ohhh sesini çıkaramaz, aynı mutluluğu hissedemez, mutluluk duygularını dışarıya yansıtamaz. Ben amına pompaladıkça, Seval, “Tanrım, mutluluktan öleceğim galiba!” diye haykırıyor. Ve nihayetinde ikimiz de aynı anda boşaldık! Sevgili okurlar, bu, arkadaşımın karısını ilk sikişimin hikayesi. Seval yarağımın tadını alınca, karıma yalvarıyor yakarıyor, “Beni bu yaraktan mahrum etme!” diyor. Bu sikişlerimin elbette ikincisi, üçüncüsü, onuncusu, yüzüncüsü de oldu. Karımı ziyarete geldiğinde, bana telefon ediyorlar. Sevali bazen karımın nezaretinde, bazen tek, bazen de karımla ikisini birlikte sikiyorum. Kankamın yanında ise eskisinden daha mutaassıp havalara bürünüyoruz. Ama bu arada yeni karımdan da ikişer yıl ara ile 2 oğlum oldu. Çocukların bana benzemesini ise orospum, fahişem, şuh kahkahalarla, “Amcası değil mi, elbette benzeyecek!” deyip geçiştiriyor!

25 Aralık 2013 Çarşamba

Dudak dudağa öpüşen kizlar fetiş porn

Merhaba, ben 18 yaşında, Lise 3 öğrencisiyim, adım Emre. Dayımın taş gibi bir karısı (yengem) var. Oldum olası yengeme hastayımdır, devamlı 31 çekişlerime konu olmuştur yengem. Yengemle ile aram gayet iyidir. Arada bir onlara gider yengemle sohbet ederiz. Sohbet konularımızın başlıca konusu fıkralardır. Arada bir bel altı fıkralar da anlatırız tabi. Şu sıralar hamile olan yengeme aşerdiği için tarhana götürmüştüm. Yengemin üstünde beyaz lakoste bir tişört, altta da genç maksi tipi bir etek vardı. O gün dikkatimi çeken şey, memelerinin normalden daha büyük görünmesiydi. Sanırım sutyen takmamıştı. Arkadan bakınca da, hamile olduğundan dolayı sütun bacaklarını açarak yürümesi kalçalarını dahada belirginleştiriyordu. En son duyduğum fıkrayı ona anlatmak için can atıyordum. Karşılıklı oturduk. Yengem bana çay ve bisküvi ikram ettikten sonra, “Yeni bir fıkra var mı?” diye sorunca, “Evet!” diye atıldım ve ekledim, “Ama nasıl anlatayım ki, hamile bir kadınla ilgili!” dedim. Yengem heyecanla, “Bak ben de hamileyim, hadi anlat artık!” deyince, “Tamam!” dedim ve anlatmaya başladım; Temel amansız bir hastalığa yakalanmış. Doktorlar son çare hamile bir kadının sütünden içersen iyileşirsen derler. Temelin tek çare Dursunun hamile olan karısına gitmektir. Dursunun kapısını çalınca Dursunun hamile karısı kapıyı açar ve ne istediğini sorar. Temel utana sıkıla derdini anlatır. Dursunun karısı da sevaptır diye Temele acır ve içeriye alır, emzirmeye başlar. Bu arada Dursunun karısı da yavaş yavaş zevke gelmektedir. İnleyerek temele şöyle der: Nasıl, hoşuna gitti mi? Temel, Evet çok güzel! der. İyice tahrik olan Dursunun karısı, Süt emmekten başka bir şey istermisin? diye sorar. Temelin gözleri fal taşı gibi açılmıştır, sıkılarak, Ayıp olmaz mı yenge? der. Dursunun karısı, Çekinme canım, istediğin başka bir şey varsa verebilirim! deyince, Temel, İçim geçti valla, varsa sütün yanında birkaç tane bisküvi verirmisin? der. Ben fıkrayı anlatınca yengem kahkahayı bastı. Katıla katıla gülerek, “Sen de bisküvinin yanında bir şey istermisin?” diye sordu. Şakayla karşılık sorduğu soruya, ben de şakayla karşılık, “Süt isterim yenge!” dedim. Yengem de, “Olsa canım feda, ama evde süt yok!” dedi. Yengemin göğüslerini işaret ederek, “Sende yok mu?” deyince, yengemin yanakları al al oldu. “Daha memelerime süt gelmedi!” dedi. Ben de, “Ama çok büyümüşler!” deyince, yengem iyice kızardı ve “Çok belli oluyor mu?” dedi. “Evet, ama bu halde çok daha güzel görünüyorlar!” dedim. “Bak bak, nelere de dikkat ediyorsun sen!” dedi. “Yenge memelerin o kadar büyümüş ki, dikkat çekmeyecek gibi değil!” dedim. Yengem de, “Yaa? Dur aynada bakıp geleyim!” dedi. “Beraber bakalım mı yenge?” dedim. “Olmaz, sen burada otur!” diyerek yatakodasına doğru gitti... Yengemin içerde ne yaptığını merak ettiğimden yerimde duramıyordum ve o iri memeleri görme hayaliyle kapının anahtar deliğine yaklaştım. Tam delikten içeri bakacakken yengem kapıyı birden açınca beni o halde gördü. “Beni mi dikizleyektin?” dedi. Cevap veremedim. Yengem, “Sadece bakacaksan göstereyim!” dedi. “Söz, sadece bakacağım!” dedim. Yengem tişörtünü yavaşça yukarı kaldırırken benim kalbim yerinden fırlayacaktı. Devasa büyüklükteki memeler karşımda duruyordu. Benim nutkum tutulmuştu. Gözlerimi onlardan alamıyordum. İyice belirginleşen meme uçları beni fena halde tahrik ettiğinden, olduğum yerde pantolonuma boşaldım. Açık renk pantolonumdan ıslaklık belli olunca yengem kahkahayı bastı, “Ne o lan, boşaldın mı?” dedi. Ben mahçup bir şekilde, “Evet!” dedim. Yengem, “Gir çabuk banyoya, temizlen!” dedi. Utancımdan koşarak banyoya girdim. Ama gördüğüm manzaranın etkisi ile hemen 31 çekmeye başladım. Yengemin, “Kapının arkasında bornoz var!” demesi ile kendime geldim. Yıkanıp dışarı çıktığımda yengem halen gülüyordu. Bana dayımın bir külotunu hazırlamıştı. Dayımın külotunu giydiğimde kahkahalarımız birbirine karışmıştı. Çünkü dayım çok şişman olduğu için donu bana çok bol gelmişti. Yengemin yıkadığı pantolonumun kurumasını beklerken, karşılıklı oturmuş, ama hiç konuşmuyorduk. Ben ama hep o iri memeleri düşünüyordum. Benim yarak yeniden hareketlenmeye başlamıştı. Yengem fark etmiş, olacakları merakla beklemeye başladı. Yengem bacak bacak üstüne atmış, kalçaları bana dönük oturuyordu. Benim yarak ise geniş olan donumun kenarından dışarı çıkmaya çalışıyordu ve ben yarağımı saklamak için uğraşıyordum... Yengem, “Anlattığın fıkranın devamı yok mu?” diye sordu. “Yok yenge.” dedim. Yengem bunun üzerine, “Devamını yazalım mı?” diye sorunca iyice şaşırdım. Ayağa kalkıp yanıma geldi. Yere oturarak memelerini dizlerime dayadı, gözleri donumdan dışarı çıkmak isteyen yarağıma bakıyordu. Ellerimi yengemin saçlarında gezdirmemle beraber dudaklarımız birleşti. Yerde yan yana uzanmıştık, ben bir yandan yengemin memelerini okşarken, biryandan da soyunuyorduk. Sonunda hayal ettiğim memeler dudaklarımın arasındaydı. Onları öpüyor, emiyor, dişliyordum. Yengemin yeni traşlanmış amına indiğimde, o da benim sikimi ağzına almış iştahla yalıyordu... Arkasına geçip, memelerini ve şişmiş karnını okşarken bulutların üzerindeymişim gibiydi. Dayanacak halim kalmamıştı. Bacaklarını iyice ayırıp arasına girdiğimde, yengemin nefes alışverişleri dahada hızlanmıştı. Yarrağımı yengemin am dudaklarına sürdüğümde, zevkten am sularının fışkırdığını hissettim. Yavaşça yarrağımıamına sokup, içine girerken, dudaklarımızla birbirimize tarifsiz zevk veriyorduk. Gözlerinin içine bakarak yüklenmeye başladım. Yengem de bacaklarını belime dolarken, karnı göbeğime baskı uyguluyor, bu da beni fazlasıyla çıldırtıyordu... Yengemi biraz böyle siktikten sonra yüzüstü çevirdim. Yengemin geniş kalçaları muhteşem görünüyordu. Kalçalarını iki yana açıp, götünün mor deliğine dilimi değdirdiğimde, yengem hafifçe ürperdi ve içini çekti. Götünü dilimle sikiyordum. Kalçalarını sağa sola sallamasından, yengemin acayip zevk aldığı belli oluyordu. Sikimi ağzına verip iyice ıslatmasını istediğimde, yengem olacakları tahmin ettiğinden, “Kremsiz olmaz!” dedi ve kremin yerini tarif etti. Kremi kapıp geldim. Götünün deliğini güzelce kremledikten sonra, sikimi kavradım ve kafasını dayayıp deliğini zorlamaya başladım. Yavaşça önce kafasını, daha sonra da hepsini soktum. Yengem nefes dahi almıyordu. Biraz bekledikten sonra yavaşça hareketlenmeye başladım. Birkaç gel gitten sonra hızlandım. Aldığım zevkten ve yengemin götünün darlığından boşalmak üzereydim. Hemen önüne geçtim ve ağzına vermemle boşalmam bir oldu... İnanın, beş sevişmede gelebilecek kadar boşaldım. Dizlerim titriyordu. Yengem ise son damlasına kadar yutmak için çaba sarf ediyordu. Yavaş yavaş inen sikimin hassaslaşmış kafasını emerken, parmağı ile de götümün deliğine masaj yapıyordu. Bu zevk anlatılmaz, ancak yaşanır!

21 Aralık 2013 Cumartesi

Yilbaşi gecesini fantazi jartiyer ile sikişerek geçirdi

Merhabalar ben Naz, 1.70 boyunda, 55 kiloyum, esmerim, gayet alımlı ve seksi bir kızım. Bir bakan birdaha bakar. Anlatacağım olay daha dün gerçekleşti. Erkek arkadaşımın adı Erdi, 1.78 boyunda, 72 kilo, oldukça kaslı bir yapıya sahip. Ben ona kısaca ‘Hayvan’ diyorum. İzmir’de okuyor. Malesef sık sık görüşemiyoruz. Dün benim için günübirlik İstanbul’a geldi. Deli gibi özlemişiz birbirimizi, neredeyse 40 gündür görüşemiyorduk. Genellikle takıldığımız mekanlar sinema ve cafe olurdu. Ama bu seferki görüşmemizde günlük ev kiraladık. Sabah 7 gibi kalktım duşumu aldım, amımda olan ufak tefek tüylere ağda yaptım. Yeni aldığım seksi kıyafetlerimi giyip, kışkırtıcı makyajımı yaptıkdan sonra evden çıktım. 10 gibi buluştuk, güzel sıkı bir sarılmadan sonra kiraladığımız eve doğru hareket ettik. Eve gelince hüsrana uğradık, ev kötü durumdaydı. Zaten 1+1 idi, 2 kişilik bir yatağı vardı. Diğer odada tekkişilik bir yatak. Bir kişinin girebileceği bir mutfak, yanındada tuvalet. Zaten tuvaletinden nefret ettim, hiç hijyen değildi. Herneyse. Eve girer girmez ben kendimi yatağa attım, o da elini yüzünü yıkar yıkamaz yanıma geldi, yüzüstü uzandı. Erdi'nin çok yorgun olduğunu bildiğim için (9 saatlik yol çekti sonuçta) hemen üzerine oturdum masaj yaptım, azda olsa rahatlattım sevgilimi. Sonra telefonu çaldı, arayan annesiydi, birşeyler konuştular. Açıkcası dinlemedim, o telefonda konuşurken ben muzurluklar yapıyordum. Bana sırtını dönmüş oturuyordu, ben de bacaklarımı omzuna koyuyordum, sırtına öpücükler konduruyordum. (Bana bu hareketlerim yüzünden ‘Zilli’ der). Hoşuma da gidiyor hani... Telefon konuşmasını bitirdikten sonra, “Sen niye rahat durmuyorsun Zilli? Halledeyim seni diye mi?” dedi. Ben de sinsice güldüm. Aldı mesajı. Üstüme uzandı, bir yandan dudaklarımı emiyor, bir yandanda göğüslerimi mıncıklıyordu. Her kadın gibi, benim de gögüslerimin ellenmesi emilmesi çok hoşuma gidiyordu, acayip tahrik olurum. O da bunu bildiğinden dudaklarını dudaklarımdan çekip göğüslerime yumuldu, bir anda nolduğumu şaşırdım, böyle sömürme olamaz. Ayrı kaldığımız günlerin acısını çıkartıyordu. Bir yandan diliyle göğüs ucumla oynuyordu, diğer eli de diğer göğsümdeydi. İyice çıldırtıyordu beni. Uzun bir süre göğüslerimden alamadı kendini. Sonra elini pantolonumun üzerinden amıma götürdü. Ben durumuyum, açtım düğmelerimi hemen. Kırmızı külotumun üzerinden amımı okşamaya başladı. Ağzı dili de rahat durmuyor, göğüslerimi beceriyodu. Ben daha fazla dayanamadım, “İyice sok elini, sansürsüz!” dedim. (Öncelerde hep isterdi ben izin vermezdim, bir anda öyle deyince bakakaldı bana). Elini yavaş yavaş amıma doğru getirdi, benden ohh diye ses gelince, kendi de rahatladı. Artık iyice azmıştık. Onun dili göğsümde, diğer eli de amımdaydı. Uçuyordum. Sonra belimde birşey hissettim, kalkmış sikiydi. İlk önce pantolonunun üzerinden okşadım, sonra dayanmadım kemerini açtım, düğmesini ve fermuarını da indirdikten sonra boxerın üzerinden okşamaya başladım. İkimiz de iyice inlemeye başlamıştık. Ama bu da bana yetmiyordu. Boxerının önünde açıklık vardı. İşemek kolay olsun diye öyle kullanıyormuş. (Şu erkekler işemeyi bile işten sayıyorlar!). O açıklıktan elimi soktum, direk çıkardım sikini ve elimle ovalamaya başladım... Bana sikinin boyunun 14 cm olduğunu söylemişti. Evet kısa siki vardı, ama kalındı, etrafına baş parmağımı ve işaret parmağımı birleştiremiyordum. Artık iyice deliriyoduk. Sonra ben onun üzerine doğru yöneldim. Elini popomun üzerinden geçirerek amıma ulaştı, tabi şaplakları da unutmuyordu. Parmaklarını sokmamasını söyledim, bakireyim sonuçta. Ufak ufak orta parmağıyla amıma doğru giriyor ve çıkıyordu. Böyle bir zevk yok! Aslında canım acımıyor değildi, ama zevk daha ağır bastırıyordu. Benim inlemelerim ve nefes alışverişlerim dahada çoğalınca, hayvan herif daha da hızlandı. Amım sırılsıklamdı. Parmağıyla beceriyordu beni, hemde sadece parmağının ucuyla. Artık inlemeler çığlığa dönüşmüştü. Fazla bağırdım demek ki, çünkü elini bir anda ağzımda hissettim. Parmaklarını ısırıyordum. Ben bağırdıkça o daha zevk alıyordu. (Aslında o an parmaklarını iyice içimde hissetmek istedim, ama şuan iyiki sokmamış diyorum!). “Aşkım yavaş, nefes alalım biraz!” dememe rağmen durmuyordu, yorgunluktan eser yoktu onda. Bana durmadan, “Seni çok seviyorum, hayatımın anlamısın, ömrümü seninle geçirmek istiyorum!” gibi şeyler söylüyordu. Ben de, “Hı, evet!” gibisinden kısa cevaplar veriyordum. Açıkcası hiç etkilenmiyordum. Sonra bir anda nolduysa aşağılara kaydım ve sikini göğüslerime doğru sürtmeye başladım. “Ahh oohhh ohh!” diye sesler çıkarmaya başladı. Sikini göğüslerime vuruyordum. Çok zevk aldığı her halinden belli oluyodu. O siki ağzımda hissetmek istiyordum. Nedeni de, %95 merak, %5 de yazıktır o da zevk alsın diye. Yavaş yavaş dudaklarımıdeğdirdim, ilk önce kafasına bir öpücük kondurdum, sonra yalamaya başladım. “Aaşkkımmmmm!” diye bir ses hatırlıyorum. İlk oral seksimdi. İzlediğim porno filmlerden gördüklerimi yapmaya çalışıyordum. Bence iyi de iş başardım. Sikinin başını iyice yaladıktan sonra bütün gövdesini yaladım, aşağıdan başlayarak yukarı doğru dilimi çıkartıyordum... İyice kendinden geçmiş durumdaydı. Ponponlarını da (Taşaklarını) yalamak istiyordum, ama onlar boxerın içindeydiler. Açıkcası sikiyle o kadar meşguldüm ki, ponponları çıktı aklımdan. Ağzımın alabildiği kadar sikini ağzıma sokmaya çalışıyordum. ‘Cuk cukk!’ sesler çıkıyordu, iyice ıslanmıştı siki tükürüklerimden dolayı. Sonra, “Geliyorum!” dedi. Göğüslerime doğru yönelttim sikini, elimle de sıvazladıktan sonra müthiş bir inlemeyle boşaldı. En az 1.5 saattir sevişiyorduk ve öküz daha yeni boşaldı. Gerçekten geç boşalıyordu, iyi dayandı. Sonra da, “Hiç bu kadar aşkla boşalmamıştım!” dedi :) Eee, çocuk aşık sonuçta. Ben öylemiyim bilmiyorum, sadece onunla sevişmeyi seviyorum, aşkla sevişiyor çünkü, zevk için değil. Erdi boşaldıktan sonra siki küçücük kaldı, gerçekten minikti sönük hali. Ama olsun, parmaklarıyla doyurdu beni bir nebze. Aradan 25-30 dakika geçti, biz o arada atıştırmalık birşeyler yedik, televizyona baktık. Sonra ben sıkılmaya başladım ve pantolonumu popomun altına indirdim, kırmızı külodum transparan olduğu için daha kışkırtıcı şekilde duruyordu. Popomu ağzına sokuyordum neredeyse. Kucağına oturdum ve sürtünmeye başladım, sırtım ona dönüktü. O da bluzumü sıyırdı ve göğüslerimi ellemeye başladı. Aman aman, yok böyle bir duygu! Sonra ona doğru döndüm ve yiyişmeye başladık. Yatağa sırtüstü yatırdım ve pantolonunu tekrar indirdim. Sikini direk ağzıma aldım. Bu sefer ellerimi kullanmıyordum. Ben yaladıkça o inliyordu. Onun 2. kez boşalması dahada uzun sürdü, baya çabaladık, sonra göbeğime boşaldı... Yorgun bir şekilde yatakta yatıyordu. Ben o kadar fazla bitkin hissetmiyordum kendimi. Kalktım su içtim, akan makyajımı temizledim. O da giyinip yanıma geldi. Birazcık koklaştıktan sonra giyinip çıktık evden. Çok güzel bir gün geçirdik, ikimizin de hafızasına kazındı. Bundan daha fazla ileri gitmek istemiyorum açıkcası. Onun bana oral yapmasına izin vermedim. Böyle mutluyum :) Bakalım ilerki zaman ne gösterir... Hoşçakalın! [Naz]

19 Aralık 2013 Perşembe

Tanga ile azdiran kadin sikişe doyamadi

Selam. Daha önce Amcamın Kankaları hikayemi anlatmıştım sizlere. İnsan yarrak yemeye alışınca gerçekten duramıyor. Bir akşam üstü eve doğru arabamı sürerken arabam arıza yaptı. Kış olduğu için hava erken kararıyordu. Hemen servisi aradım. Servisten 2 kişi geldi ve arabayı yapmaya çalıştılar, ama olmadı, aracı servise çekmeleri gerektiğini ve ancak yarın sabah yapabileceklerini söylediler. Neyse, çekici geldi ve arabayı yüklediler. Ben bu sırada ustayla konuşuyordum. Ona, sabah 6 da arabaya ihtiyacım olduğunu söyleyip, bu akşam yapmaları için ikna etmeye çalışıyordum. Özel servis olduğundan patronu aradılar ve arabamı yapmak için izin aldılar. Neyse, servise gittik ve arabayı yapmaya başladılar. Çok yorgundum ve ayakta duracak halim yoktu, arabanın arka koltuğuna uzandım. Hafif dalmışım, eteğim açılmış ve baldırlarım ve kalçalarım tamamen görünmeye başlamış. Bu sırada kapı açıldı ve ustalardan biri bana çay getirmiş. Tabi beni bu halde görünce gözleri parladı. Ben toparlanmaya çalışsam da, tangama kadar her yerimi görmüştü. İçim tuhaf olmuştu ve onlar arabayı yaparken bende tabureye oturup onları izlemeye başladım. Bana sıcak basmaya başladı, aklıma mukayet olamıyordum, beni orada 3 tamircinin de sikmesi aklıma geliyordu. Bu arada ustalar da gerçekten iri kıyım adamlardı ve hepsi kaslı kuvetliydi. Ben bu duygularla hafiften frikikler vermeye başladım. Ustalar arabanın altına yattıklarında benim her yerimi rahat görebiliyorlardı. Azmıştım ve kendimi siktiricektim. Tuvalete gidip külodumu çıkardım ve tekrar gelip tabureye oturdum, artık ustalar amımı net görebilecekti. 5 dakika sonra ustalardan biri bunu farketti ve bana çaktırmamaya gayret ederek diğerlerine de söyledi. Şimdi 3’ü de arabanın altındaydı, ben de iyice bacaklarımı açıp onları deli ediyordum. Arabanın altından çıktıklarında hepsinin siki kazık gibi olmuştu, ama cesaret edemiyorlardı. Artık onları cesaretlendirmem gerekiyordu. Hemen tabureden kayar gibi yaptım ve yere bıraktım kendimi, “Ayyyy!” diye bir çığlık attım. 3’ü de hemen yanıma geldi. Etek boyum biraz kısa olduğundan heryerim tamamen ortadaydı. Bana yardım etmeye calışıyorlardı. Ayağımı burktuğumu söyledim ve “Doktora gitmem gerek...” dedim. Aralarından biri cesaretlendi ve “Sadece burkuldu abla, yanlış anlamazsanız biraz ovayım, iyi gelir, olmazsa gideriz doktora!” dedi. “Peki!” dedim. Beni hemen arabanın koltuğuna taşıdı, kendisi de dizlerinin üzerine çökerek ayağımı ovuşturmaya başladı. Ama adam 2 dakika sonra terlemeye başladı, çünkü amım kabak gibi tam karşısındaydı. Ben de özellikle dizimi hafif kırarak, ayağımı onun dizine koymuştum. “Eliniz yoruldu herhalde? İsterseniz biraz da arkadaşınız yapsın!” dedim. O an inanın aralarında kavga çıkacak sandım, hemen diğer tamirci yerini aldı ve biraz da o yaptı. Bu öncekine nazaran biraz daha zıpırdı ve direk sıvazlıyarak yapıyordu, baldırlarıma kadar çıkıyordu. Benim artık sesimin tonu değişmeye başlamıştı, hafiften mırıldanmaya başladım. Anlamış olcak ki, “İsterseniz yazaneye götürelim sizi, daha da rahatlarsınız!” dedi. Ben artık biran önce sikilmek istiyordum, kısık bir ses tonuyla ve baygın bakışlarla, “Tamam!” dedim. Beni kucakladığı gibi yazaneye götürdü ve diğerleri de arkamızdan geldiler... Elbirliği ile beni Çekyata yatırdılar. Çok geçmeden 3’ünün de elleri ayaklarımda ve baldırlarımdaydı, her yerimi kudurmuşlar gibi sıkıyorlardı. Bir çırpıda soydular beni, çırılcıplak kaldım. Biri direk amıma gömdü kafasını, diğeri memelerime ve ötekisi de sikini çıkarmış, ağzıma vermeye başlamıştı. Hepsi de açtı ve sanki beni bitecek yemek gibi bitirmeye çalışıyorlardı. Sikleri 15-16 cm vardı. Ama birtanesi çok kalın ve biçimsiz birşeydi, açıkcası korkuttu beni. 15-20 dakika yaladılar her yerimi. Sonra siki kalın olan yavaşça amıma girmeye başladı. Sanki amım yırtılıyordu. Alışkındım yarak yemeye, ama bu çok farklıydı. Amımda boşluk kalmamış ve çok zevk veriyordu. Biri de sikini gırtlağıma kadar sokuyordu. Ötekisi, “Bak kaşara, güya arabası bozulmuşta bize gelmiş, bunun canı resmen yarak istiyormuş, bunu güzel bir sikelim de, birdaha hep gelsin!” dedi. Bu beni çok tahrik etti, “Sikin de görelim bakalım nasıl sikeceksiniz!” dedim. Ben bunu demeye kalmadan içimdeki adam öyle bir pompalamaya başladı ki, kalbim duracak sandım. Durmak bilmiyordu habire pompalıyordu... Nefes almakta zorlanıyordum, gözlerim kararmaya başladı, üstüste orgazm oluyordum. Amımı siken adam birden durdu, sikini amımdan çıkarmadan kucakladı ve beni indirip kaldırmaya başladı. Bu sırada diğeri de götüme geçirmeye çalışıyordu ve başardı da. Onlar ayakta, ben aralarında tost olmuşum, hem amdan hem götten sikiliyordum. İkisi de bu pozisyonda, biri amıma, diğeri götüme boşaldı. Beni indirdiklerinde bu sefer diğeri geldi beni 4 ayak domalttı, bir amıma, bir götüme sokup çıkarıyordu. Birkaç sokup çıkardıktan sonra sikmeyi bırakıp çekildi ve “Lan bu karı tam yolluymuş, amı götü folloş olmuş!” dedi. Bozuldum biraz, döndüm ve ona, “Lan ibne senin yarak küçükse, dolduramıyorsan, benim am göt naapsın?” dedim. Dumur oldu, “Sen görürsün orospu!” dedi. Bu konuşmalar beni azdırdıkça azdırıyordu. Bana iki tokat yasladı ve tekar domalttı,amımı ve götümü avuçlayıp sıktırmaya başladı. Bilirsiniz tamirciler çok kuvvetli olurlar, her yerim sızlıyordu. Sonra o koca parmaklarını götüme sokmaya başladı... Bir ara hafifçe acı hissettim, şerefsiz meğerse 4 parmağını götüme sokmuş ve 5. yi de sokmaya zorluyordu, göt deliğim kocaman olmuştu. Arkadaşlarına, “Lan bu karı kolumu soksam alır!” dedi. Ben de, “Sende okadar yarak olsa onu da alırım, kolunu da!” dedim. Demez olaydım, kolunu bir soktu götüme, tüm servis çığlıklarımla inledi. Kolunu sokup sokup çıkarıyordu. Hem çok acı duyuyordum, hemde çok zevk alıyordum. Porno filimlerdeki gibi, artık göt deliğim kapanmamaya başladı. Beni hunharca sikmeleri çok hoştu, ama siktikten sonra herifler tam sapıttı, sanki Fetişistmişim gibi elimi ayağımı bağladılar, biri sopayla götümü kıpkırmızı yaptı, biri memelerimin uçlarını koparırcasına ısırıyordu, biri de amıma 4 parmak sokmuş oynuyordu. Ama arkadaşlar o 4 parmak 2 sike bedeldi! Çok yorulmuştum artık ve acıkmıştım. Onlar da 2’şer defa boşalmışlar, zevklerini almışlardı. Kalktık toparlandık. Yemek söylediler ve yedik. Yemekten sonra artık arabayı yaparlar derken, tekrar beni sikmeye çalıştılar. Ben de, “Artık arabayı yapın, sabah işim var!” dedim. Birisi, “Sen merak etme tatlım, benim arabayı alırsın!” dedi ve beni sabaha kadar saatlerce siktiler. Götüme kol sokmalar, tek delikten 2 kişi sikmeler, boynuma köpek tasması bağlayıp dolaştırmalar, daha akla gelmeyecek bir sürü pozisyonda sabaha kadar siktiler beni. Ertesi akşama kadar amım ve götüm kapanmadı. Herhalde istesem birdaha böyle sikilemem, çok güzeldi! [Canan]

16 Aralık 2013 Pazartesi

Fetiş sex için fantaziyi seçiyor

Slm, ben Aslı, 26 yaşındayım, 54 kiloyum, 1.76 boyundayım. 4 sene mankenlik yaptım, ama şimdi çalışmıyorum. Şuanda anlatacağım, Amerika’da o yaşadığım olayı hatırladıkça bile terliyorum. Daha önce İstanbulda birçok kez sikiştim, ama bu benim Amerikalı biriyle ilk sikişmemdi, hem de bir Striptizciyle! Çocukluğum Amerikada (Kansasta) geçti. Eskiden babamla annem Amerika’da işçi olarak çalışıyordu. Orda kazandıkları para Türkiyede daha değerli olduğu için, halimiz vaktimiz yerinde. Türkiyeye ailemle dönüş yapınca, orda birlikte büyüdüğüm Amerikalı arkadaşlarımı özlüyordum. Bundan 2 ay önce ordaki en yakın arkadaşım Linda evlendi. Bende tabi ki düğünü için Kansas’a gittim. Orada bizdeki gibi kına falan yok, kızlar kendi aralarında bekarlığa veda partisi yapıyorlar. Ben de hep duyardım, Striptizci çağırdıklarını, ama hiç öyle bir yerde bulunmadım. Neyse, biz parti için hazırlandık, ben nedimesi olarak Lindalarda kalıyordum. Parti ufak bir bardaydı. Yola çıktık. Tabi üstümüzde 1 karış elbiseler, ayağımızda 5 karış topuklar var :) Bar sıcak bir ortamdı, bol bol içki vardı, etrafımızda da kiralık Striptizciler! Hepsi uzun boylu kaslı güzel vücutlu dar kot partolonlu üstündede paltolu erkekler. Nerdeyse her kıza 1 tane erkek düşüyordu!! Neyse, biz masalarıma geçtik, oturduk tekila-tuz-limon yapıyorduk. Kafalarımız güzel olmaya başlamıştı. Erkekler de masalara gelip dans ediyor, vücutlarını bize elletiyorlardı. Bir tanesi pantolonunun üzerinden sikini bana sürüyordu elleriyle de boynumu ovalıyordu :) 2-3 saat sonra bazılarımız çakırkeyif olduk, bazı kızlar ve arkadaşım Linda da sızmışlardı. Baktım herkes kendi halinde, kurnaz Türk kızı olarak en iri siki olan ve tam karşımda dans eden İtalyan erkeğine benzer olanın yanına gittim, “Beraber dans edelim mi?” dedim. “Emredersiniz patron!” dedi :) Tuttum kolundan sahnenin önüne çektim ve tüm vücudunu okşadım, arkadan kalçalarımı değdirdim, sikinin iyice kalktığını anladım. Kolumu tuttu, “İsterseniz başka hizmetlerim de var! Ayrıca size özel para almayacağım!” dedi. Ben de memnuniyetle kabul ettim. Beni aldı barın tuvaletine götürdü, kimse kendimi siktirmeye gittiğimin farkına bile varmadı. Sonra öpüşmeye başladık. Bu konuda uzman olduğunu söyleyebilirim. Hem tutkulu, hem sert, hem de duygusal şekilde öpebiliyordu, diliyle öyle şeyler yaptı ki, en iyi French Kiss'imdi benim. Sonra sıra boynuma, kulak mememe ve gögüslerime gedi. Dili pürüzlüydü, vücudumda kaymıyordu, ama dilinin o pürüzlerini göğsümde hissettikçe, o sert elleriyle okşandıkça çıldırıyordum. Sonunda fermuarını açtı, sikini çıkardı ve beni kalçalarımdan tutup kucağına aldı. Ben de bacaklarımı ona sardım. Sertçe beni duvara bastırarak, sikini amıma soktu. Ben, “Ohh fuck, fuck me babe!” (Sik beni bebeğim!) diye bağırdıkça, o da hızlanıyordu. Resmen porno filmlerdeki o süper erkekler gibiydi. Boynumda sıcak nefesi, elleri belimi ve göbeğimi okşarken sarsılarak boşaldık. Hem de aynı anda. İlk defa benden önce boşalmayan bir erkekle birlikte oluyordum, bu yüzden bırakamazdım, götümü de sikmesini söyledim. Beni deminki gibi sertçe tuvaletin duvarına bastırdı, kollarımı duvara yapıştırdı ve ne bir yağlama, ne de tükürük olmaksızın (sadece amımın sıvılarıyla) götüme geçirdi ve ritmik şekilde götümü sikmeye başladı. Götüme her soktuğunda altımdaki yer kayıyordu sanki. Bu arada elleriyle saçımı toplayıp ensemi ısırıyordu, nefesi tenime o kadar tatlı geliyordu ki, şimdi düşündükçe bile orgazm oluyorum :) Yarım saat siktikten sonra 2. postayı götüme boşaldı. Sikini temizleyip ağzıma aldım, süt içen kedi gibi taşaklarını yaladım. Bu onun hizmetine karşı bir teşekkürdü. Onu birkez de ağzımla boşalttıktan sonra da üstümüzü düzeltip bara geçtik. Bir de ne göreyim, 2 gün sonra evlenecek olan Linda striptizcilerden birinin sikini okşuyor, diğerine de amını okşatıyor, zevkten kendinden geçmiş, inliyordu! Şu Amerikalılardaki rahatlığa bak! Ben de benimkine teşekkür edip, sarışın bir tane Striptizciyle oynaşmaya gittim, kucağına oturdum, biraz da onla üstün körü seviştim. Ama esmer olanı kadar iyi değildi işinde. Ne derler, Sarışının adı, esmerin tadı! Şahsen bizim Türk erkekleri çok daha iyi sikiyor diye düşünüyorum. Şuanda yine İstanbuldayım. Umarım bizim ülkede de böyle Striptizciler vardır. Şimdiden çok özledim kendimi işinin ehli birine siktirmeyi :) [Aslı]

14 Aralık 2013 Cumartesi

Jartiyeri kirmizi renk alinca sevgilim zevklendi

İsmim Leyla. 40 yaşımda, evli, balık etli, çok güzel dolgun dik göğüslere, güzel pürüzsüz vücuda, yuvarlak kalçalara, sütün gibi bacaklara sahip, beyaz tenli bir kadınım. Kocamla hiç bir konuda anlaşamıyoruz, halen cahilin tekidir. 9 cm siki var, kendi de zaten ufak tefek bir adamdır. Kocamla anlaşarak ayrılmaya karar verdik ve beni kızkardeşimin evine bıraktı gitti. O akşam kızkardeşimle oturduk eniştemin eve gelmesini bekledik. Eniştem gece yarısından sonra geldi. Eniştemle sarılıp öpüştük, hal hatır sordu. Bana kocamı ve çocuklarımı sorunca, kızkardeşim, “Ablam ayrılıyor kocasından!” dedi. Eniştem nedenini sordu. “Anlaşamıyoruz enişte...” dedim. Eniştem evlerinde istediğim kadar kalabileceğimi söyledi. Bir süre daha sohbet ettik, vakit geç olmuştu, herkes odasına gitti yattı. Günler geçiyordu. Dikkatimi çekmişti, eniştem eve her gece içkili gelip, sessizce odalarına gidiyor yatıyor, sabah erkenden kalkıp işine gidiyordu. Bir ay geçmişti aradan. Meğerse kızkardeşimin evliliği benimkinden önce bitmiş. Sorumlusu da kızkardeşimdi. Kızkardeşim benden 4 yaş küçük. Eniştem ile ben aynı yaştayız. Bir gün dayanamadım sordum, “Enişte, eve hergün içip içip geliyorsun, al rakını getir evde iç, biz de seninle içeriz, sohbet ederiz!” dedim. Kızkardeşim hemen, “Yok yaa! Ne güzel dışarda içiyor zıkkımlanıyor işte, birde evde masa mı kuracağım ona!” diye karşı çıktı. Eniştem de bana, “Kızkardeşinin dediklerini duyuyorsun değil mi baldız?” dedi. “Enişte sen ona bakma, getir ben kurarım sana rakı masasını!” dedim. Eniştem işe gitti, ben kızkardeşimle konuştum... Kızkardeşim bana, “Abla eniştenle biz de anlaşamıyoruz!” dedi. Nedenini sordum. “Sikmekten doymuyor azgın herif, hergün sikilmedik ne amım, ne götüm, ne de ağzım kalıyor, artık bıktım!” dedi. Kızkardeşime kızdım, “Erkek adam, sikecek te, sevecek te, yoksa gider dışarda orospunun birini siker!” dedim. “Aman abla sen karışma işime, gitsin kimi sikecekse siksin, siktiği karıya teşekkür bile ederim!” dedi konuyu kapadı... Eniştem o akşam işten erken geldi, bir büyük rakı almış getirmişti. Önce akşam yemeğini yedik, sonra salona geçtik. Rakı masasını ben hazırladım ve aralarını yapmak için kızkardeşime de bardak getirdim. Kızkardeşim, “Ben içmem, dizi bitsin ben gidip yatacağım, enişte baldız için siz!” dedi. Ben eniştemle içmeye başladım. Mecburen kızkardeşimin sevdiği diziyi izledik. Dizi bitti, kızkardeşim, “Ben yatıyorum abla, masayı kurduğun gibi sen kaldırırsın!” dedi ve gitti yattı. Eniştem bana, “Görüyorsun işte, kızkardeşin böyle baldız, neden dışarda içtiğimi anladın mı?” dedi. “Böyle de olmaz ki enişte, ben onu yola getiririm!” dedim. “Boşver baldız, yola gelmez o!” dedi. İçmeye devam ettik. Ben bir ara kalktım lavaboya gittim. Ordan da odama gidip geceliğimi giydim. Dönüşte konuşmak için kızkardeşimin odasına girdim, horul horul uyuyordu. Kapıyı sessizce kapayıp, tekrar salona, eniştemin yanına gittim. Eniştem beni tepeden tırnağa süzdükten sonra, “Şöyle gel yanıma otur baldız!” dedi. Gittim yanına oturdum. Eniştemin gözleri bacaklarımda ve göğüslerimdeydi sürekli. Bir ara elini bacağıma koydu, fakat hemen geri çekti. Eniştemin bacağıma o birkaç saniyelik dokunuşu bile içimi ürpertmeye yetmişti. Bir tuhaf olmuştum. Acaba niyetini yanlış mı algıladım diye eniştemin yüzüne baktığımda, beni sikecekmiş gibi bakıyordu bana. Benden az bir cesaret alsa, kesin birşeyler olacaktı... Kızkardeşimle konuştuklarımız geldi aklıma, ‘Kimi sikerse siksin, teşekkür bile ederim o karıya!’ demişti. Neden benimle olmasındı? Enişteme biraz daha sokulup, ben de elimi onun bacağına koydum, yarağına yakın yerleri okşuyordum. Eniştemin yarağı büyümüş, önü çadırı kurmuştu bile. Eniştem elimi tutup tam yarağının üzerine koydu ve elime yarağını kavrattırıp elimi sıktırdı. Yarağının nabız gibi atışını hissediyordum. Hiç konuşmuyorduk. Dayanamadım, fermuarını açtım ve yarağını külodundan çıkardım, okşamaya başladım. Yarağı kocamınkinden çok çok büyüktü. Eniştem kemerini çözüp pantolonunu biraz aşağı sıyırdığında o kocaman yarak tam serbest kaldı. Hemen eğilip ağzıma aldım ve emmeye başladım. Emdikçe sanki yarağı ağzımda daha da büyüyor, ağzıma sığmıyordu. Yarağı mosmor olmuştu ve damarları çıkmıştı. Ben yalarken eniştem de saçlarımı okşuyor, başımı yarağına bastırıyordu... Hiç beklemediğim anda birden ağzıma boşalmıştı. Döllerini yuttuğuma eniştem çok memnun olmuştu. Enişteme, “Nasıl, rahatladın mı enişte?” dedim. “Sağ ol baldız harikaydın, ama sen rahatlamadın daha, ben de seni rahatlatayım!” dedi. Doğrusu kızkardeşime yakalanmaktan korkuyordum, “Beni boşver enişte...” dedim. Eniştem, “Ama olmaz ki baldız, sen de epeydir yaraksızsın!” diyerek göğüslerimi açtı, memelerimi emmeye başladı. Elini külotumun içine soktu, amımı okşadı. Sonra külotumu indirip çıkardı, beni koltuğa sırtüstü yatırıp, bacaklarımı yukarı kaldırarak yanlara açtı ve amımı yalamaya başladı. Deli gibi yalıyordu amımı, diliyle sikiyordu beni. Çok geçmeden kasılıp titreyerek orgazm oldum. Zevkten bağırmamak için dudaklarımı ısırdım resmen. Eniştem ayağa kalktığında yarağı da yeniden kazık gibi duruyordu. Birden beni tuttuğu gibi ters çevirdi ve koltuğa domalttı. Arkama geçti ve arkadan yarağını amıma birseferde köküne kadar soktu ve sikmeye başladı. Sonunda ikinci postayı amıma boşalmıştı... Yaklaşık bir aydır, kızkardeşim yatmaya gittiğinde gizlice sikişiyorduk eniştemle. İkimiz de memnunduk bundan, fakat eniştemin derdi götümü de sikmekti. Sürekli, “Hastayım o götüne baldız, sikmezssem ölürüm!” diyordu. Ama ben karşı geliyordum, “Enişte sana vermeyip kime vereceğim, seve seve veririm, ama yarağın çok büyük ve kalın, elimde olmadan bağırırım falan, apartmanı ayağa kaldırırız!” deyip götten siktirmiyordum. Eniştem sonunda, “Bu böyle olmayacak baldız, yer ayarlayacağım ve bağırta bağırta sikeceğim seni götünden!” dedi. “Ozaman olur...” dedim. Ama kızkardeşim nereye gittiğimi sorunca ne diyecektim. Eniştem ona da çare buldu, “Avukata gideceğim dersin, evden beraber çıkar gideriz...” dedi. Ertesi gün kızkardeşime aynen öyle dedim. Eniştem de, “Benim tanıdık avukat var, götüreyim...” dedi. Evden birlikte çıktık eniştemle. Arabasına bindik ve yola koyulduk. Arabada eniştem, “Baldız bugün seni öyle bir sikeceğim ki, hayatında öyle sikiş görmemiştirsin!” dedi. Yarım saat sonra tenha bir mahallede, diğer evlerden uzakta duran bir evin önünde durdu. Arkadaşının eviymiş. İndik, içeri girdik. Hemen öpüşmeye başladık. Sonra yatakodasına geçip soyunduk. Göğüslerimi sırayla dakikalarca emdi, ısırdı, yaladı. Zevkten delirtmişti beni, amımı siksin diye eniştemi üstüme çekmeye çalışıyordum. “Dur daha değil baldız...” diyerek kalktı ve ceketinin cebinden birşey alıp geldi. Küçük bir kavanoz bal getirmişti. Balı amıma dökerek amımı yalıyordu. Ben artık kendimi bırakmıştım, zevkten sesli sesli inliyordum. Amımı yalayarak beni bir kez orgazm etti... Sonra beni ters çevirip yatakta dörtayak domalttı ve busefer götümün deliğine bal döküp yalamaya başladı. Amımı ilk defa eniştem yalamıştı, şimdi yine ilk defa götüm yalanıyordu. Eniştem bal döktüğü götüme dilini sokup çıkardıkça ben zevkten çıldırıyordum, tarifi imkansız bir zevkti bu. Enişteme küfür ederek yalvarmaya başlamıştım, “Orospu çocuğu sik götümü artık, yalvartma, haydi sok!” diye bağırıyordum. Eniştem yarağını bal kavanozuna daldırıp ağzıma verdi, biraz yalatıp tekrar arkama geçti ve o kocaman yarağını yavaş yavaş götüme sokmaya başladı. Ben duyduğum zevk ve acıyla karışık nasıl bağırıyordum ama. Yarağını taşaklarına kadar götüme köklediğinde nefesim kesilmişti, gırtlaklanan bir hayvan gibi böğürüyordum resmen... Eniştem taşaklarını amıma çarptıra çaptıra ve beni bağırta bağırta sikiyordu götümü. Bana hiç bitmeyecek gibi gelen yarım saat kadar pompalayarak sikti götümü ve sonunda (o da böğürerek) götüme boşaldı. Eniştem o gün akşama kadar, dinlenip dinlenip, defalarca amımı, götümü ve ağzımı sikti. Tam 7 aydır avukat bahanesiyle sikiştik. Daha sonra gerçekten avukata gittik ve kocamdan boşandım. Şimdi eniştem bana ayrı bir ev kiraladı ve hergün, her fırsatta gelip, rahat rahat amdan götten sikiyor beni. Hoşçakalın. [Leyla]

12 Aralık 2013 Perşembe

Tanga almiş gece kocasini delirtti sikiştiler

Sıradan bir Cumartesi günüydü. Ögleye doğru amcamın kızı Zeynep geldi, annemin evde olup olmadığını sordu. Ben de evde olmadığını, ama geleceğini söyledim. Zeynep de, “Tamam ozaman beklerim!” dedi. Aradan 10 dakika falan geçti, Zeynep bana durup dururken, “Senden akıyor mu?” diye bir soru sordu. Ben anlamadım ne demek istediğini, “Ne akıyor mu?” dedim. Gülerek, “Sikinden döl akıyor mu?” dedi. Şaşırmıştım, birkaç saniye duraksadım, sonra bu konulara acemi olmadığını düşündüm ve “Evet akıyor, niye sordun ki?” dedim. “Hiiiççç!” diye bir cevap verdi. Sonra bana çok tipsiz olduğumu, kendime bakmadığımı falan söyledi. Ben de sinirlendim ve “Bak sikecem şimdi, defol git başımdan orospu!” dedim ve daha cümlemi bitirir bitirmez geldi şortuma yapıştı, “Hadi ozaman sik beni!” dedi ve şortumu asılarak aşağı indirdi. Ben hem sinirden, hemde heyecandan titriyordum. Birden sikimi donumdan çıkardı, eline aldı ve daha sonra ağzına götürdü, yalamaya, emmeye başladı. Ben halen titriyor, sık sık nefes alıyordum. O yalamaya devam ediyor ve bana zevk alıp almadığımı soruyordu. Ben biranda volkan gibi ağzına patladım... Zeynep ise hiçbir tepki vermeden yalamaya devam etti. Benim yarak inmişti ve tekrar kaldırmak için yaklaşık 10 dakika kadar yalamaya devam etti. Bu arda ben de kendime geldim ve vahşi bir erkek gibi Zeynebin tişörtünü çıkarttım, ardında da sütyenini çıkardım ve memelerini yalamaya başladım. Zeynep inlemeye başladı. Daha sonra yatırdım, şortunu çıkardım, daha sonra da külodunu. Kıldan neredeyse amı görünmüyordu, ama vıcık vıcık amından sular akıyordu. Ben hiç yalamadan falan, tam sikimi amına sokacaktım ki, “Hayır, orası olmaz, anlarlar!” dedi. Ben birkaç saniye düşündükten sonra ona hak verdim. Sonuçta ikimiz de 18-19 yaşlarında idik ve başımızın yanmasını istemezdik... Hemen Zeynebin arkasına geçtim ve ona götünü sikeceğimi söyledim. Gayet relax bir şekilde, “Siikkk!” dedi ve iyice domalarak götünü kaldırdı. Götünün deliğini ve sikimi güzelce tükürükledim ve yavaşca götüne yerleştirmeye başladım. Ama Zeynep çok bağırıyordu, hemen ağzını kapattım, çünkü hemen alt katta öbür yengemler oturuyordu. Ben 5 dakika kadar hafif hafif Zeynebin götüne gidip geliyordum. Elimle ağzını kapamama rağmen elimi ısırıp yine bağırıyordu. Ve sonunda korktuğum başıma geldi, kapı bir anda açıldı ve yengem içeri girdi. Üzerimizi giymeye bile fırsatımız olmadan, yengem o halde bizi gördü. Zeynep hemen kıyafetlerini alıp amının üzerine koydu, ben de elimle sikimi kapatmaya çalıştım. Yengem şaşkınlıkla öylece bakıyordu bize. Ama biz de çok korkmuştuk ve yengeme, “Ne olur kimseye söyleme!” diye yalvarmaya başladık. Yengem bize bakarak güldü ve “Hepimiz genç olduk, olur böyle şeyler! Bir şartla söylemem, devam edeceksiniz!” dedi. Biz daha da şaşırmıştık, Zeyneple birbirimize baktıktan sonra tekrar sevişmeye başladık... Yengem yanımıza iyice yaklaştı ve Zeynebe bakire olup olmadığını sordu. O da bakire olduğunu söyledi. Bunun üzerine yengem bana, “Sakın kızın amına yerleşme!” dedi. Ben de, “Tamam yenge!” dedim. Sonra yengem bana yere yatmamı söyledi. Yattım. Yengem sikimi eline aldı ve başına bir öpücük kondurdu. “Yenge ne yapıyorsun?” dedim. “Senin yarrağının bu kadar büyük olduğunu bilsem Zeynebe bırakmaz, daha önce içime alırdım!” dedi. Sonra Zeynebi üzerime çıkardı ve sikimi Zeynebin götüne soktu. Ama Zeynep nasıl bağırıyordu. Yengem sinirlendi ve Zeynebi üzerimden attı, “Madem acıya katlanamıyorsun, ne diye sikişmeye kalkışıyorsun orospu!” diyerek azarladı. Sonra da sikimi ağzına aldı ve yalamaya başladı... Yengem daha sonra sırtüstü yatarak eteğini kaldırdı, külodunu hafif kıvırdı ve amına yerleşmemi istedi. Yengemin bacak arasına yanaştım ve amına hafifçe sokup, girip çıkmaya başladım. Ben yengemi sikerken, yengem bana, yaşıma göre çok büyük bir yarrağa sahip olduğumu ve bu aleti her kadının içine almak için bana yalvarabileceğini söyledi. “Bas aslanım, iyi bas yengene!” diyordu. Yengemin amına gidip gelmelerim yaklaşık 10 dakika sürdü ve benim aletin başı artık iyice kızardı ve şişti. Gelmek üzereydim. Yengem de bunu anladı ve “Sakın içime boşalma! dedi. Hemen sikimi amından çıkarttım ve bir volkan gibi patladım. Döllerim taa suratına kadar fışkırmış, yengemin yüzü dölden görünmüyordu... Yengem yüzünü yıkadı, Zeyneple ben de birlikte 2 dakika içinde bir duş aldık ve ikisi birlikte evden ayrıldılar. Yengem evden çıkarken kulağıma, “Haftaya Cumartesi adam gibi sikişelim, ama yalnız ikimiz!” dedi. Cumartesiyi sabırsızlıkla bekliyorum :)

11 Aralık 2013 Çarşamba

Sevgilisiyle romantik sikiş fantazi porno izle

Ben Oktay. Evliyim ve uzun yıllardan beri aynı apartmanda oturuyorum. Bundan 3 sene önce evsahibinin oğlu ve gelini tayin dolayısıyla Adanaya gelmişlerdi. Bizim binada evsahibinin yukardaki boş dairesine taşındılar. Onlarla tanıştıktan sonra, gelinle karım iyi arkadaş oldular, devamlı birbirimize gidip gelmeler başladı. Gelinin ismi Banu idi. Banu gayet samimi bir kadındı, 2 çocukları vardı, ama çok seksi biriydi. Birgün yine onlara oturmaya gittik. Banunun oğlu çok şimarık bir çocuktu, sürekli annesini bezdirirdi. Bir baktım annesinin götüne vuruyor, annesinin götünü çimdikliyor, eteğini falan aşağı çekiyordu. Bu dalaşma sırasında Banunun beli açılmış ve giydiği tangasına kadar görmüştüm. (O sırada babası bilgisayarda birşeylerle uğraşıyordu). Banu benim gördüğümün farkına vardı ve yüzü kızararak bana baktı. Ben birşey olmamış gibi davranıyordum. Neyse, biz biraz daha oturup, karımla kalktık evimize gittik. Ama ben iyice azmıştım, Banunun bıldır bıldır götü ve giymiş olduğu seksi tangası aklımdan çıkmıyordu. O gece yatağa girince, Banuyu siktiğimi hayal ederek karımı 2 posta, deli gibi siktim! Ertesi gün işten biraz erken gelmiştim. Karım evde yoktu. Kesin yukarı çıkmıştır diye düşünerek Banuya telefon açtım, “Karım sizde mi?” diye sordum. “Yok Oktay abi, istersen gel, çocuklar yemek yiyor, sen de ye!” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve yukarı çıktım. Yemek yedikten sonra Banu, “Çay içelim!” dedi. “Olur!” dedim. Çay içiyorduk. Oğluyla kızı, “Anne biz parkta oynamaya gidiyoruz!” dediler çıktılar. Banu ile havadan sudan konuşuyorduk. Banu, “Oktay abi, akşam olanlardan dolayı özür dilerim, oğlum biraz saftır, ne yaptığını bilmez!” dedi. Ben biraz aptala yattım, “Anlamadım?” dedim. “Oğlum akşam popoma vuruyordu ya hani, sen gördün! Umarım ayıplamazsın?” dedi. “Haa, o mesele mi? Yok canım ne ayıplayacağım, çocuk daha!” dedim. O da, “Evet, çocuk işte!” dedi. “Ama şu da var ki...” dedim (cümleyi bilerek yarım bıraktım). Banu cümlenin sonunu beklerken, “Neyse boşver, ben artık gideyim!” dedim ve kalktım evime indim. Eve inince hemen tuvalete girip, Banuyu düşünerek 1 posta 31 çektim. Bu arada karım geldi, pazara gitmiş. “Ne zaman geldin?” dedi. “Şimdi geldim.” dedim. Akşam oldu Banu balkondan karıma seslendi, “Abla gel oturalım!” dedi. Karım da, “Tamam geliyorum!” dedi. Banunun kocası olmadığından ben gitmedim. Banu karıma anlatmış, Oktay abiyle beraber yemek yedik diye (ama diğer konuştuğumuz, oğlunun poposuna vurma meselesini anlatmamış). 3 gün sonra, ben işten dönerken, Banu da markete gidiyormuş, apartmanın girişinde karşılaştık. Bana, “Oktay abi, kocam çalışıyor, akşam beni köye annemlere götürürmüsün?” dedi. “Tamam, götüreyim!” dedim. Eve girince karıma söyledim, “Sen de gel, birlikte gider geliriz.” dedim. Karım, “Ben gitmem, köyleri çok uzak, sen götür!” dedi. Köyleri 45-50 km falanmış. Akşam Banu çocuklarla geldi çaldı kapıyı, karımla vedalaşıp indik aşağı, bindik arabama ve yola çıktık. Yol boyunca hep havadan sudan konuştuk. Farkettim ki, çocuklar var diye Banu konuştuklarına dikkat ediyor, bazı konulara özellikle girmiyordu. Neyse, vardık annesine. Ben orda kalacaklar diye tahmin ediyordum ki, Banu kalmayacaklarını söyleyip, beni de içeri davet etti. 2 saat oturduk. Geri dönecektik. Çocuklar, “Biz burda kalmak istiyoruz!” dediler. Banunun annesi de, “Nasılsa okul yok, haftasonu kalsınlar!” deyince, çocuklar orda kaldı, biz geri dönmek üzere yola çıktık. Köyden uzaklaşır uzaklaşmaz Banu hemen sordu, “Oktay abi, ogün birşey diyecektin demedin, ne söyleyecektin?” dedi. Ben de yine, “Boşver, söylemeyim!” diyerek Banuyu iyice meraklandırıyordum. Koluma yapışıp, “Ne olur söyle hadi, merak ediyorum!” diye ısrar edince, “Söylerim ama kızmak yok!” dedim. “Söz kızmayacağım, söyle!” dedi. Halen kolumu bırakmamıştı. “Biliyormusun Banu, Tanga külot sana çok yakışıyor, seni olduğundan daha seksi gösteriyor. Hatta...” dedim, (yine cümleyi tamamlamadım). Banu kolumu öyle sıkı tutuyordu ki, “Evet, Hatta? Devam et!” dedi. “Hatta okadar tahrik oldum ki, eve varınca seni düşünerek karımı 2 posta becerdim! Valla kocan çok şanslı bir erkek!” dedim. Bunları konuşurken benim yarak çadırı kurmuştu çoktan... Banu bana kızacak diye beklerken, Banu derin bir nefes aldı. Sordum, “Ne oldu? Çok mu kızdın?” dedim. “Yok kızmadım Oktay abi, ama yarama tuz bastın!” dedi, kocasının ilgisizliğinden bahsetti. Meğersem Banu kocasından çok dertliymiş, konuştukça konuştu. “Kocam annesinin babasının sözünden çıkmıyor, keşke gelmeseydik Adanaya! Bana karşı bütün ilgisini kaybetti!” diye anlatmaya devam etti. Ben de yangına körükle gidip, “Yani seks hayatınızı da mı etkiledi?” dedim. “Oktay abi, zaten çoktan beri seks hayatımız falan yok!” dedi. Bana cesaret gelmişti, bir sigara yaktım ve Banuya uzattım, “Al bir sigara iç, efkarın dağılsın!” dedim. Sigarayı verirken elini tuttum, tepki vermedi. Bundan cesaretlendim ve elimi bacaklarına attım. Yine tepki vermeyince, (içimden bu iş tamam, o da istiyor dedim) bacağını okşamaya başladım. Çok geçmeden Banu da elini yarağıma atınca, ben anayoldan ormana giren ilk yola saptım, 200 metre falan gittim ve arabayı sota bir yere durdurdum... Hemen Banunun dudağına yapıştım. O da dünden razıymış zaten, başladık öpüşmeye. Ellerim de boş durmuyordu, bir elimi tişörtünün altına sokup göğüslerini, diğer elimi de eteğinin altına sokup, külodunun üstünden amını okşuyordum. O da benim yarrağımı pontolonun üstünden okşamaya devam ediyordu. Ben, “Arka koltuğa geçelim!” dedim. Geçtik, ben bunu öpmeye okşamaya devam ettim. “Oktay abi, biraz acele edelim, şimdi annemler vardınız mı diye ararlar!” dedi. “Tamam!” dedim, önce hemen kendi pantolonumu ve donumu çıkardım, sonra da Banunun külodunu çektim çıkardım bacaklarından. Banu bacaklarını ayırıp, sikimiamına sokmamı beklerken, ben yumuldum amına ve amını yalamaya başladım. Banu oldukça şaşırmıştı, “Oktay abi, ne yapıyorsun?” dedi. “Amını yalıyorum! Kocan hiç yalamadı mı?” dedim. “Yoooo!” dedi. “Ben yalamadan sikmem!” dedim ve tekrar yumuldum. Dilimi amına sokunca, önce irkildi, sonra zevkten inlemeye başladı... Ben yaladıkça uçuyordu. Amından şarıl şarıl sular gelmeye ve boşalmaya başlamıştı. “Hadi sik artık, geç kaldık!” diye saçlarımı asılıyordu. “Tamam aşkım, sikeceğim, sakin ol!” dedim, doğrulup, Banunun o güzelamına yarrağımı sürtmeye başladım. Banu daha da kudurmuştu, “Oktay abi sok artık, dayanamıyorum, gir içime!” diyordu. Ben de yarağımı amına olanca hızımla soktum. Önce, “Ohhhhh!” diye bir çığlık attı, ardından da çıldırmış gibi inlemeye başladı. Birkaç kez sokup çektikten sonra Banu yeniden boşaldı ve “Oktay abi, mahvettin bitirdin beni! Hadi sen de boşal da, gidelim, geç kaldık!” dedi. “Daha dur bakalım, nereye gidiyoruz? Senin o hasta olduğum götünü de sikmeden şurdan şuraya gitmiyoruz!” dedim. Banunun saf saf yüzüme bakışından anladım ki, Banu götünü hiç siktirmemiş. Telaşlandı, “Nasıl olacak kiordan?” dedi. “Sen o işi bana bırak, hadi arabadan inelim!” dedim. İndik arabadan, Banunun ellerini arabanın kaportasına dayadım, belinden bastırıp götünü arkaya çıkardım ve arkasına geçip eteğini beline topladım. Önce güzelce bir götünü yaladım, sonra da yarrağımı götüne dayadım. Bastırdım. Başı girince, “Oktay abi çok ağrıyor, ne olursun çıkar!” dedi. Kim dinler? “Şşşşşt, sessiz ol aşkım, az kaldı, sık dişini biraz, bitti!” deyip birdaha yüklendim. Yarısını sokmuştum götüne. Birkaç kez sokup çektikten sonra götü alıştı, artık dibine kadar köklüyordum... Banunun hiç sikilmemiş daracık götünü sikmek okadar zevkliydi ki, saatlerce sikebilirdim. Ama daha 10 dakika sikmeden, “Oktay abi ne olursun boşal artık, her yerim uyuştu, dizlerim tutmuyor!” diye yalvarınca, hızlandım ve götüne boşaldım. Yarağımı götünden çekince, Banunun götünden osurukla birlikte döllerim dışarı püskürdü. Hemen kağıt mendille temizlendik ve toparlanıp yola devam ettik. 3 yıldan beri Banu ile fırsat buldukça halen sikişiyoruz.

9 Aralık 2013 Pazartesi

Fetiş sex yapan kadin fantazi porn

Mrb. ben ESRA 45 yaşındayım. 1,89 boyunda, 80 kiloda, atletik, iri yapılı biriyim. Yıllardır bekar yaşıyorum. Dükkanım vardı, genelde gençlere hitap eden şeyler satıyordum. Dükkana devamlı gelen İlayda adında bir kız vardı. Lolita denen tiplerden, minyon, oldukça güzel, dolgun dik memeleri, incecik bir beli vardı. Kalçası da arkaya çıkık, dipdiri duruyordu, (92-57-93 mış). Kız çok rahat tavırlıydı, özgür takılan ailesini takmayan, burnu havalarda bir kızdı. Kimseyi pek beğenmeyen, herşeyin en iyisini bilen ve yapan havalardaydı. Ona iyi davranırdım, dükkana geldiğinde çay falan ısmarlardım, sohbet ederdik. Kızın kompleksi vardı, herkes ona ufak Porno bir kız gibi davranıp ciddiye almıyormuş, buna çok takılmıştı. Ben de ona büyük bir kadınmış gibi davranınca çok hoşuna gidiyordu. Ara sıra, çok güzel olduğunu söyleyip kompliman yapınca iyice havalara giriyordu. Bir seferinde konu içkiden açılmıştı, çok iyi içtiğini anlatmaya başladı. “Ben pek içemiyorum.” dediğimde, “Hadi ya, kalıbından utan!” dedi. Çok kızdım ama belli etmedim, “Yarın benim evde içelim mi? Hem sohbet ederiz, hep dükkanda oturuyoruz...” dedim, “Tamam.” dedi. Ertesi gün akşam üzeri İlayda geldi, dükkanı kapatıp çıktık. Biraz alışveriş yaptık, bira falan aldık, hazır yemek alıp eve gittik. İlayda Amatör Porno güzel bir koku sürmüştü, belli ki banyo da yapmış, saçları pırıl pırıldı. Üstünde eteği bol olan desenli bir elbise vardı. İncecik beline oturan elbise, kalçasını daha da ortaya çıkarmıştı. Eve geldik, yemeklerimizi yedik. Ben kendisinden izin alarak duşa girdim, duştan sonra eşofman giyip geldim... Sonra mutfağa gidip biraları açtım, onun şişesinden biraz döküp içine dolaptaki Votkayı ilave ettim. Kafaya koymuştum, İlaydayı bu gece sikecektim. Getirip şişeyi verdim, içmeye başladık. Ben ağır içiyordum, o ise şişeyi bitirmişti, yine istedi. Gittim busefer onun birasına daha Asyalı Porno fazla Votka koydum, getirip verdim. Yarısına geldiğinde kanapeye yayılmaya başlamıştı. Kahkaha atıp arkaya yaslandıkça beyaz bacakları açılıyor, bacakların bittiği yerde siyah külotu görünüyordu. Gözlerim devamlı bacak arasına kayıyordu. Kız farkında bile değildi, bacakları iyice ayrılmıştı. Kaymaya başlamıştı bile, konuşup gülüyordu... Güzel bir müzik koyup, “Dans edelim.” dedim. “Olur.” dedi, ama ayakta zor duruyordu. Kısacık boyuyla başı göğsüme ancak geliyordu. Eğilerek belinden tuttum, incecikti. Güzel kokusunu içime çekiyordum. İyice bana yaslanmış, ayakta danstan çok sallanıyorduk. Dik memeleri karnıma değiyordu. Önüm Esmer Porno kabarmaya başlamıştı bile. Sikim karnına değince ne yapacağımı şaşırdım bir an, ama İlayda tepki vermiyordu. Sıkıca sarılmıştım artık. Hafif ayrılıp, sikimin dikleşmesini bekledim, sonra yine sarıldım kıza. Eğilerek saçlarını koklayıp öpmeye başladım. Ses çıkarmıyordu. Kendini iyice yaslamıştı bana. Sıkıca sarılıp, boynunu falan öpüyordum yavaşça... Ellerim daha aşağı kaydı, dolgun kalçasını okşuyordum artık. Diri kalçaları harikaydı. Eteğini yukarı çekip, elimi altına soktum. Sıcacık kalçasını okşadıkça bana iyice yapışıyordu. Elim bacak arasına gitti amını avuçladım. Amı çok kabarık etliydi, ıslanmıştı bile. Kızın elbisesini omuzlarından indirip, boynunu, omuzlarını öpmeye başladım. İlaydanın gözleri kapalıydı. Kucakladım yatağa götürdüm, yatağın Fantazi Porno kenarına oturtup devam ettim. Sütyeni çözünce dolgun memeleri serbest kaldı. Uçlarını emdikçe irileşip sertleşiyordu. İlaydayı yatağa uzatıp boynunu memelerini öpüp yalarken ellerim de bacak arasında okşuyordu. Kız gözü kapalı, başını yana çevirmiş, yarı açık dudaklarıyla yatıyordu. Nefesi sıklaşmış, göğsü hızla inip kalkıyordu... Elbisesini siyah külotuyla sıyırırken kalçasını hafifçe kaldırdı. Bembeyaz vücudu vardı. Bacaklarını kapalı tutuyordu. Kabarık amında yeni çıkmış, kısacık, seyrek kıllar vardı. Aşağı kayıp, ayak bileklerinden yukarı, bacak içlerini yalayıp öperek çıktıkça, İlayda bacaklarını aralıyordu. Amı harika birşeydi, kabarık dudakları iyice yapışmış, çizgi gibi duruyordu. Dilim etrafında dolandıkça kalçasını Gay Porno kımıldatıyordu artık. Harika bir nemli sıcaklık ve koku geliyordu amından. Dilimle amının çizgisine dokunmaya başladım. Dilimi içeri sokunca, sıcak ıslak amını ağzıma itip ünlemişti. Devam edip am dudaklarını emmeye başladım, elimle aralayıp şişen klitorisini emiyordum. İlayda nın am deliği ufacıktı. Kızlık zarına kadar soktum dilimi, yaladım. Dilimi içinde oynattıkça kalçasını kaldırıp inliyordu. Ekşimsi am sıvıları iyice akmıştı. Sikim kazık gibi olmuştu, kasılmaktan ağrıyordu artık. Amını dilimle sikerken soyunmaya başladım. Sikim çok büyüktü, İlayda nasıl alır diye düşünüyordum. Ama vazgeçmeye de niyetim yoktu, aldığı kadarıyla sokacaktım. Kız altımda sessizce inleyip duruyordu. Yavaşça üstüne uzandım, omuzunu ve belini Götten Sikiş sıkıca kavrayıp, bacaklarımla bacaklarını iyice yana ayırdım, yarrağımı amına denk getirip hafifçe itip çekiyordum. İri yarrağımın başı kızın amını aralayıp deliğe geldiğinde am dudakları yarrağımın başını kapatamıyordu bile. Amının ateş gibi deliğini bulan yarrağım kasılıp duruyordu. Bir iki hafif itmemle başı iyice ıslanmıştı. İlayda da zevkle kalçasını oynatıyordu. Kızı sıkıca kavrayıp girmeye başladım... Kızlık engelini yırtan yarrak zorlanarak biraz girdi. İlayda kasılarak “Ihhh!” diye inleyince durdum. Yataktan yukarı kaçmaya uğraşıyordu, ama sıkıca tutmuştum. Sesini çıkarmıyordu, ama direnir gibi itiyordu beni. Bırakmadan öylece bekledim biraz ve yine Lezbiyen Porno abandım. Yarısından fazlası girince yine inleyip kaçmayı denedi. Altımda sıkıca tutuyordum. Amının sıkılığına zor dayanıyordum, sanki sımsıkı bir fırına girmişti yarrağım, amı el gibi sıkıyordu. Ama kız inatla halen ses çıkarmadan kasılıyordu. Başı yana dönüktü, gözleri kapalı, yüzü kasılı duruyordu. Yavaşça hafif geri çekip sokuyordum. Amının sıvıları yarrağımı ıslattıkça daha kolay oluyordu. Bir süre İlaydayı yavaşça sikmeye devam ettim. Kız gevşiyordu ama yüzünü hiç bana çevirmedi. Ben her seferinde biraz daha derine Liseli Porno sokuyordum. Alıştıra alıştıra yarısından fazlasını geçirmiştim artık. İlayda yine gevşiyordu, sanırım iri yarrak zorlansa da zevk veriyordu. Son bir defa daha yüklenince yine “Ihhh!” diye inledi, ama artık amının dibini esnetip durmuştu yarrağım. Öylece durdum yine. Halen birazı dışardaydı, ama harika bir amın içindeydim şimdi. Yine yavaşça çıkarıp sokmaya başladım. İlaydanın amı sanırım zorlandığında hafif kasılıyordu. Sıcak Rokettube amda hemen gelmemek için bekledim. Kızın boynunu öpüp yalıyordum, yavaşça girip çkıyordum yine. Amının darlığı, sıcaklığı, ıslaklığı harikaydı. Şimdiye kadar siktiğim en güzel amdı. Gelmemek için başka şeyler düşünüp, devamlı seri ama yavaş sokup çıkararak bir süre devam ettim... İlayda altımda inliyordu ve artık direnmeden yatıyordu. Hızlandım yavaşça. Her seferinde daha sert geçirdikçeamı daha da esnetip, sonunda sertçe köklemeye başladım. Kız önce acıyla inler gibiydi, kökleyerek sikmem canını yakmıştı sanırım. Her köklediğimde “Ihhh!” diyor, altımda sarsılıyordu, Türbanlı Porno memeleri titreyip duruyordu. Ellerimin üzerine doğrularak, daha sert köklemeye başladığımda yüzünü kasıp, kapalı dudaklarıyla inliyordu, ama hiç ses etmiyordu itiraz anlamında. Sertçe kökleyip öylece kaldım. Amından çıkarmadan kızı kucaklayıp yatağın kenarında oturdum. İlaydanın belinden ve omuzundan sıkıca kavrayıp kucağımda kaldırıp sertçe yarrağıma oturturken, alttan da kalçamla darbeler atarak sikmeye devam ediyordum... İlaydayı her kucağıma oturttuğumda yarrağımın daha da kalın olan dip tarafı bile amına giriyordu. Kasıklarımız sertçe birleştikçe kız kucağımda sarsılmaya başlamıştı, titriyor, kıvranarak inliyordu, ter içinde çırpınarak orgazm olmuş, kucağıma yığılıp kalmıştı. Ama ben halen gelmemiştim. Biraz öylece kaldıktan sonra kızı kaldırdım, yatağın kenarına yastıkları koyup yüzüstü yatırdım, önümde domalmış Türk Porno vaziyette duruyordu. Kalçasından tutup iyice bacaklarını ayırdım, yarrağımı dayadım amına. Amının kenarı kanla karışık sıvılarıyla iyice ıslanmıştı. Yine yüklendim ve tek seferde köküne kadar geçirdim. Durmadan devam edip seri şekilde sikmeye başladım yine. Altımda halsizce yatıyordu. Bir süre daha kökleyerek siktiğim amın içinde yarrağım kasılmaya başladı. 8-9 defa müthiş bir kasılmayla amına fışkırıp, yorgun bir vaziyette kaldım... Yarrağım biraz inince çıkardım. İlaydanın amı hafif aralık kalmıştı, amından sıvılarım süzülüyordu. Kızlığından akan birkaç damla kan amının etrafına yayılmıştı. Duşa Üniversiteli Porno girdim geldim. İlayda yan olarak bacaklarını karnına çekmiş yatıyordu. Kalçasının görünüşü harikaydı. Yanına girip yorganı üstümüze çektim, kıza iyice sarıldım. İlayda halsizce uykuya dalmıştı. Sarhoşluğun ve içine zorlanarak aldığı iri yarrağın verdiği acılı zevkle iyice yorulmuştu. Gözlerimi kapatıp siktiğim güzel amın tadını düşünerek ve havalı ufak kızın 45 yaşındaki kendinden beden olarak da iki kat büyük biriyle neler olacağının dersini vermenin tatmin edici duygusuyla uykuya dalmışım. En güzel sex hikayelerini okumak istiyorsanız öncelike tacizporno.org adresinden Zenci Porno kategorisine girip en özel seks hikayelerini okuyabilirsiniz. Detaylı olarak ise Porno Videolarda bulunur. Liseli kızlar sex yaparken sizlerde bu özel anları izleyip otuzbir çekmelisiniz. Bu tarz sikiş anlarını asla kaçırmamınızı öneriyoruz ve tacizporno.org ekibi olarak iyi seyirler iyi okumalar diyoruz. Facebook ve Twitter sayfalarımızıda beğenebilirsiniz.

8 Aralık 2013 Pazar

Fantazi Porno severler için seks hikayesi

Selam, ben Sevilay. 22 yaşında, 1.76 boyunda, kumral, buğday tenli, fiziği son derece düzgün, bakımlı lezbiyen bir hatunum. Yaz gelmiş ortalık ısınmaya başlamıştı. Bizim finaller bitmiş herkesi bir eve dönme telaşı sarmıştı. Ben de ailemin yazlığında birkaç gün geçirip tekrar okula notları öğrenmek üzere dönmeye karar verdim. Bir gün önceden yazlığın yakınında oturan Hatice hanımı arayıp, yazlığın temizliğini yaptırmıştım. Amacım kafa dinlemekti, bütün sene ders çalışmaktan yorulmuştum. Arabamla yazlığa yaklaşınca insanın içine bir enerji dolduğunu hissetim, ama yalnızdım ve hayıflanmıştım. Bizim yazlık bir yokuş çıktıktan sonra hemen aşağıda sakin bir koyda bulunur. Yanımızdaki iki yazlıktan biri amcamın, biri de Almancı bir ailenindir. Neyse, yazlığa yaklaşırken yokuşun ortalarında bisikletle giden iki tane kız gördüm. Kızlara şöyle bir baktım ve kendi Lise yıllarım aklıma geldi, kızlar çok seksi gelmişti bana. Kızlara bakarak yoluma devam ettim. Hatice teyzeden yazlığın anahtarını aldım. Sağolsun havuzu dahi doldurmuşlar. Ama baktım havuzun suyu buz gibi, pek girmeye niyetim yoktu. Valizlerimi odaya attım, bikinimi giyip, getirdiğim biralardan da iki tane alıp kendimi şimdilik ıssız olan sahile bıraktım. Bir de baktım biraz önceki bisikletli kızlar sahilde denize girmişler. Onları görebileceğim bir yere havlumu serdim. Maksat kızlarla sohbet etmekti, aklımdan en ufak bir hınzırlık geçmiyordu. Bu arada kızlara alıcı gözle bakmaya başladım. Birisi esmer, siyah kısa saçlı, diğeri ise siyah saçlı beyaz tenli bir kızdı. Göğüsleri yeni yeni olgunlaşmış, ama yine ‘70 D’ vardır diye düşündüm. Kızlar suda şakalaşırken kızların iç çamaşırı ile girdiğini farkettim. Sudan çıkıp hemen 3-5 metre yakınıma oturdular. Beyaz tenli olan kız, tenine uygun beyaz iç çamaşırı giymiş, diğeri ise kırmızıyı tercih etmişti. Kızlar sırtı bana dönük bir şekilde sutyenlerini çıkarıp, dolgularındaki suyu sıktıktan sonra tekrar giydiler. Bir müddet sonra beyaz tenli olan bana seslenerek, “Ateşin var mı?” dedi. Ben de kafamı sallayınca ağzında sigarasıyla yanıma gelip, eğilip sigarasını yaktı. Gayri ihtiyari göğüslerine baktım ve bu esnada göz göze geldik. İçtiğim birayı görünce, “Güzel biradır!” dedi. Ben de, “Var bir tane daha, içmek istersen?” dedim. Arkadaşına seslendi ve yanıma oturdu, verdiğim birayı içmeye başladı. Okulundan, 16 yaşında olduğundan falan, herşeyi 5 dakikada anlatmıştı. Derken diğer kız da geldi yanımıza. Sohbete o da katıldı. İlk yarım saatte her ikisiyle kanka olmuştuk. Bikinlerini neden getirmediklerini sorduğumda, okuldan kaçıp geldiklerini, ailelerinin haberi olmadığını söylediler. Islak çamaşırlarla üşütebileceklerini söyleyip, hemen arkadaki yazlığı gösterip, bikinilerimden vermeyi teklif ettim. Bir iki saniye birbirilerine bakıp kabul ettiler. Eşyalarını giyip benimle birlikte yazlığa geldiler. Ben yukarı çıkıp onlara bikini ayarlarken, buzdolabından kendilerine bira alabileceklerini söyledim. Aşağıya indiğimde biraları açmış içiyorlardı. Bikinileri paylaştırdım, ikisi banyonun yanındaki küçük odada değiştirip geldiler. Biraz büyük gibi dursa da, yine de seksi olmuşlardı. Kızlar biralarını bitirdikten sonra, her birimiz ikişer bira kapıp sahile indik... Saat 10:00’a geliyordu ve güneş kendini belli etmeye başlamıştı. İkişer birayı çabucak bitirip, kendimizi denizin serin sularına bırakmıştık. Suda şakalaşıp birbirimizi bariz şekilde mıncıklıyorduk. Saatin epey ilerlediğini, kızlardan birinin benim başım dönüyor demesi ile anlamıştık. Öğlen sıcağı tam tepemizde, aç karnına içtiğimiz biralarla fena olmuştuk. Biraz kendimize gelmek için yazlığa gitmemizi önerdim, kabul ettiler. Yazlığa vardığımızda hepimizin uykusu vardı, sanırım güneş çarpmıştı. Alt katta bulunan misafir yatak odasındaki çift kişilik yatağa, üçümüz de yanyana uzanıp, adeta sızar gibi uyumuştuk. Nekadar uyuduk bilmiyorum, ama ilk uyanan ben olmuştum. Kızlar tabiki büyük beden bikini giyince her tarafları açılmış, Züleyha’nın (beyaz tenli kızın) göğüsleri sıyrılmıştı. Tanrım, ne iştah açıcıydı. Biraz seyrettim ve dayanamadım, bikinisinin üzerinden amını hafifçe okşadım, oradan göbeğine çıkıp, açılmış göğüslerine bir öpücük kondurdum. Öpücük kondurduktan sonra kafamı kaldırdım ki, göz göze geldik. Birden panikledim. Ama Züleyha parmağı ile ‘Sus!’ işareti yaptıktan sonra bikinisinin altını dizlerine kadar sıyırdı. Ben de ona yardımcı olup onu çırılçıplak bıraktım. Hareketlerime engel olamıyordum. Yanındaki kız (İrem) uyansa ve yaygarayı koparsa, ne derdim ben aileme diye düşünüyordum ki, Züleyha İrem’in göğüslerini açıp okşamaya başladı ve o esnada İrem uyandı. Ne tepki verecekti bilmiyordum ve gayet doğal bir tepki ile o da karşılık vererek, Zeliha’nın göğüslerini okşamaya başladı. İrem Züleyha’nın göğüslerini okşarken, Züleyha da benim bikninin üstünü sıyırıp, benim göğüslerimi okşamaya başladı. Çok geçmeden üçümüz de çırılçıplak kalmıştık ve sadece birbirimizin göğüslerini okşuyorduk. Ben dayanamadım İremin dudaklarına uzandım ve ufak bir öpücük kondurdum. Sonra bir kere daha, bir kere daha ve bir kere daha. Derken İrem öyle bir yumuldu ki dudaklarıma anlatamam. Ben İremle öpüşürken, Züleyha da elini İrem’in amına atmış okşuyordu. Öpüşmemiz bitince İrem göğüslerime yumuldu. Sonra onun yerini Züleyha aldı. İrem dudaklarımın ifadesini alırken, Züleyha da göğüslerimi yalıyor, amımı okşuyordu. İrem bu sefer sol göğsüme öpücük kondurup dudaklarıma yöneldi. Biraz daha öpüştükten sonra, ben onun göğüslerine yumuldum. Diğer göğsünü de Züleyha aldı. Elim İremin sıcacık ve oldukça ıslanmış amına gitti. Artık hunharca okşuyordum. Tek kelime etmeden sevişiyorduk ve ben bu büyüyü bozmak istemiyordum... İremi iyice yatırdım ve göğüslerini ve amını okşayarak dudaklarına yumuldum. Züleyha da İremin bacaklarını iyice aralamış ve amına ufak öpücükler atıp okşuyordu. Züleyha dilini iyi kullanmaya başlamış, İremi kıvrandırırken, İrem de benim amımı okşuyordu. Bir müddet sonra eğildi ve benim amımı da o yalamaya başladı. Derken ona yardıma Züleyha gelmişti. Kızlar öyle seri yer değiştiriyordu ki, biri dudaklarımın ifadesini alıp göğüslerimi okşarken, diğeri amımı yalıyor, derken birden diğeri göğüslerimi yalamaya başlıyordu. Ve bana ilk Orgazmımı yaşatmışlardı. Durmaya niyetim yoktu, tabiki kızların da. Züleyha kulağıma eğilip, “Bakiremisin?” diye sessizce sordu. ‘Hayır!’ dercesine kafamı salladıktan sonra, iki parmağını içime kaydırıverdi. Çarşafı ısırmaya başlamıştım zevkten, çünkü İrem de bu arada benim arka deliğimi yalıyordu. Çok geçmeden ikinci kez zevk sıvımı bırakmıştım. Artık kızları ödüllendirmek gerektiğini düşünerekten Züleyhayı altıma aldığım gibi amını emmeye başladım. İrem de Züleyha ile öpüşüp göğüslerini yalıyordu. Her iki deliğini de yalayıp arka deliğini yumuşattıktan sonra, arka deliğine parmağımın birini soktum. Şimdi arkasındaki parmağımı git gel yapıp, amını yalıyordum. Yalamalarıma İrem de Züleyhanın amını okşayarak katılıyordu. Ve beklenen final, Züleyha da Orgazm olup boşalmıştı. Hemen vakit kaybetmeden İremi alıp amını amıma sürtmeye başladım. Müthiş sıcaklığını hissetmek beni kudurtuyordu. Züleyha gözleri kaymış bir şekilde bizi izliyor, elini amına götürüp kendi zevk sularının tadına bakıyordu. İrem de çılgınca Orgazm olmuştu ve hepimiz topu topu yarım saat süren çılgınca bir seks girdabından çıkmış, yorgunluktan gözlerimiz kaymış bir şekilde uykuya dalmıştık. Yine ilk uyanan ben olmuştum, hemen bikinimi giydim ve onlara da giydirdim ve yine uyuyormuş gibi yaptım. Bir süre sonra kızlar uyanmış ve beni uyandırdılar. İrem, “Tuhaf rüyalar gördüm...” dedi. Ben de nasıl rüyalar olduğunu sordum. “Saçma sapan...” diye geçiştirdi. Ben de ses çıkarmadım, belki utanmıştır diye. Odadan çıkarken İrem önde, ben arkasında, benim arkamda da Züleyha vardı. Züleyha popoma çimdik atarak, “Yemedim ben bunu!” diye kulağıma fısıldadı. Ben de, “Biliyorum :)” dedim ve çıktık. [Sevilay]

Rokettube fantazi sex videolari

Lisede okurken, kankam Meral ile çıkmasına rağmen, Emre benim hoşuma çok giden birisiydi. Meral kısa boyluydu, Emre ise çok uzundu, yakışmıyorlar diye düşünüyordum ve bu beni çok mutlu ediyordu. Meral Emre’yle çıkmaya başladıktan sonra, bana çok gıcık verici davranıyordu, onların ayrılması için dua eder olmuştum. Bunu neden istediğimi bilmiyordum, Emre’de bir çekicilik vardı. Ve çıkmaları pek uzun sürmedi, ayrıldılar. Tabi ayrıldıklarına en çok ben sevinmiştim... Okuldan arkadaşlarla bir gün dışarda akşam yemeği düzenledik. Emre yanıma oturmuştu, bana samimi davranıyordu. Tabiki ben de onu kendime bağlamak için elimden gelen herşeyi yapıyordum, elini masa altından tutup, kimseyle ilgilenmemesini, sadece bana bakmasını sağlıyordum. Çünkü tam karşımda, Canan isminde başka bir kankam vardı ve o da Emre’ye felaket tutulmuştu (Bunu bana Canan kendisi itiraf etti.) Ne yapsam bilmiyordum, Emre’yi bir şekilde kendime bağlamalıydım. Yemekler yendi, çaylar kahveler içildi, hesaplar ödendi, evlere doğru yola koyulduk. Emre yanıma geldi ve belime sarıldı, “Boyun da iyi uzunmuş!” dedi. Ben de, “Gerçekten iyi mi?” deyip trip yapmak istedim ve yanından uzaklaştım :) O da bir centilmen erkek gibi yanıma geldi ve yanağımdan öptü. İşte aşk ateşim ona karşı burda başladı. Sanki 40 yıllık erkeğimmiş gibi beline sarıldım, o da boynuma sarıldı. Usulca ona fısıldayarak, “Sen çok tatlısın!” dedim ve bu bizim aşk ve sex maratonumuzun başlamasına sebep oldu :) Aradan aylar geçti ve Emre’yle ilk öpüşmelerimizi yaşadık. Bu arada Emre 1.94 boyunda, 80 kilo civarında, iri yapılı, normal derecede kaslı birisiydi. Ben ise 1.80 boyunda, 58 kiloda, ince sayılabilecek bir bayanım. Kalçam biraz çıkık ve göğüslerim 85 B ölçülerinde. Lise bitti, benim kazandığım üniversite Emre’ninkinden başka şehirde olduğu için, gizli saklı oraya benimle beraber gelmek zorunda kaldı. Üniversiteden kızlarla ev tutmuştuk. Bir seferinde Emre yine benim yanıma geldiğinde, o gece evde diğer kız arkadaşlarım olmadığı için çok mutluydum. Emreyle birşeyler yaşayabileceğimi düşündüm. Ona çok güveniyordum, çok efendi, çok düzgün bir insandı çünkü. Ona arkadaşımın yatağını verdim. Yataklar karşılıklıydı. Emre uyumuyordu, sigara içiyordu. “Aşkım uyumuyormusun daha?” dedim. “Yolculuk fazla yordu, 1 sigara daha içip yatacağım!” dedi. “Aşkım lütfen uyu artık!” dedim ve arkamı döndüm. Sigarası bitince kalkıp yanıma geldi, “Kızdın mı?” dedi. “Hayır.” dedim. “Ben de gelip yanına yatmayı düşünüyordum!” dedi. İlk defa bir erkeği yatağıma alacaktım. Tamam, sevgilimdi, beni ilk öpen de oydu (Bilmem inanırmısınız, ama ondan önce hiç öpüşmedim, ilk onunla öpüştüm!). Almalımıydım yatağıma diye çok düşündüm ve sonunda, “Gel hadi!” dedim... Girdi yanıma ve bana sıkıca sarıldı, öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Tanrım bu nasıl bir duyguydu, resmen ıslanmaya başladım. İşin daha ileriye gitmesini engellemek için, nazlanarak, “Yeter bu kadar! Uyu hadi!” deyip arkamı döndüm. Bu sefer arkamdan sarıldı. Siki kalkmıştı, kalçamda hissettim, resmen zorluyordu. Heycandan nefes alışverişim değişti ve kendimden geçtim. Ben de kendimi ona doğru iyice bastırıp uyumaya karar verdim. Ve öyle de oldu, sarılıp uyumuşuz. Sabah uyandığımda Emre arkası dönük yatıyordu. Uykusunun çok derin olduğunu biliyordum, çünkü ne zaman sabahları telefonla arasam asla uyanmazdı. Şeytan dürttü sikine bakmak aklıma geldi. Elimi pijamasından içeriye doğru yavaşça soktum. Sikini avucumun içinde hissetmek güzeldi. Emre’nin birden kımıldamasıyla hemen elimi çektim. Emre uyanır gibi oldu ve “Aşkım noldu?” dedi. “Birşey yok aşkım, sadece sarılıyordum!” dedim. “Hıı, tamam...” dedi ve tekrar uykuya daldı. Doğrusu çok korkmuştum acaba farketti mi diye... 1 saat kadar sonra kahvaltıyı hazırlayıp onu kaldırdım ve beraber mutfağa geçtik. Kahvaltımızı yaparken, kafamda hep (Gece acaba neden ileri gitmedi?) sorusu vardı. Ona beni çekici bulup bulmadığını sordum. O da, “Aşkım benim için çok çekicisin, ama ben sen istemediğin müddetçe sana birşey yapmayı düşünemem. Yani bunu ne manada sordun bilmiyorum, ama ben seks delisi bir insan değilim, yalnızca zamanını beklerim, bazı şeylerin iki tarafın isteği ile olması önemli...” dedi. Bu benim için yeterli bir cevap olmuştu. Kahvaltıdan sonra ikili koltuğa uzandı, ayaklar dışarda. Ben de çapraz girdim koltukla arasına, TV izledik. Sevişme sahnesi bol dizilerden izliyorduk. Etkilendim ve onu öpmek istedim. Keşke istemeseydim, olan oldu ve uyuyan Emre’yi uyandırdım sanırım. Sevişirken göğüslerimi ilk kez elledi ve çok etkilendim. Sonra elini aşağılara götürdü. Ben bunun olmasını istemiyordum, çünkü daha bakireydim. Elini amıma götürdü ve külodumun üstünden ellemeye başladı. Zevkten başım dönüyor, kendime hakim olamıyordum. O amımla oynadıkça, içim alev alev yanıyordu. Sonra elini külodumun çine soktu ve biranda çıkarttı, “Bu ne lan?” diye pedimi almış, bana gösterdi. Elinden pedi aldım hemen kültablasına attım. Çok utanmıştım, ama Emre gülüyordu. Çok şakacı ve haylaz bir karakteri vardı. Ona sarıldım, “Aşkım ne olur gülme!” dedim. Bana, ilk kez denk geldiğini söyledi. Şüphelendim, acaba başka kadınlarla da yattı mı diye. O gün dışarı çıktık, akşam yemeğini dışarda yedik, gece geç saatlere kadar gezdik dolaştık ve eve geldik. Saat gece yarısını biraz geçmişti, uyumak istediğini ve salondaki yatağa yatmak istediğini belirtti. Oysa ben bu gece de benim yanımda yatar düşüncesine girmiştim. Ama bozuntuya vermedim, “Tamam!” dedim. İçerden 2 yastık ve büyük bir battaniye getirdim. Elimde 2 yastık görünce, “Aşkım sen de mi yatacaksın?” dedi. “Evet aşkım!” dedim ve ışığı söndürüp yanına yattım. Uzun uzun öpüşüp sevişmeye başladık. Yarım saat sonra battaniyenin altında ikimiz de çırılçıplak olmuştuk ve artık sikine dokunma fırsatım kolaylaşmıştı, aldım elime, dokundum. Elledikçe elimde büyüyen bu şey bana okadar büyük gelmeye başladı ki anlatamam! Sikine dokunmamdan çok zevk alıyor olmalıydı ki, bana: - Aşkım biraz oyna, yukarı aşağı yap! dedi. - Aşkım yaparım da, çok büyüdü bu! - Korkmana gerek yok, sana zarar vermem! dedi. - Bundan eminim de, kaç cm bu? (Lisede kızlar anlatırdı, işte 15-17 cm büyük sayılır diye.) - 19 cm! dediğinde çekinmiştim. - Ne oldu? Sustun? dedi - Şaşırdım, ilk kez elliyorum da! - Neden kaç cm diye sordun ki? dedi. - Amaan aşkım, Lise muhabbetleri işte, bilmiyormusun? - Hımm... dedi sinsice. Acaba beni yanlış mı algıladı diye düşündüm. Neyse, ben sikiyle biraz daha oynadım. Sonra bana, “Üstüne çıkabilirmiyim?” dedi. İzin verdim, bacak arama girdi ve “Sikimin sadece başını amının ağzına koyacam, korkma tamam mı?” dedi. “Tamam!” dedim ve o iri şeyin başını amıma yasladı. Birden kendimi geri çektim, sokmasından korkmuştum. “Sakin ol aşkım, sokmayacağım!” dedi. Sikinin başıyla amımın dudakları arasında yukarı aşağı oynuyordu. Sonra sikinin başını amımın deliğine biraz soktu ve “Tamamdır, daha fazla sokmayacağım!” dedi ve üstüme yatıp öpüşüp sevişti benimle. Daha fazla sokmadığı için çok mutlu olmuştum, ne diyeceğimi şaşırdım, ama çok zevk alıyordum... Sonrasında bana, “Aşkım canım çok istedi, kendini hazır hissedersen yapabiliriz!” dedi. “Biraz acele ediyorsun!” dedim. “Hayır, arkadan da olur...” dedi. Lisede birkaç kız arkadaşım arkadan yaptıklarını ve canlarının çok yandığını söylemişlerdi. Ama ozaman Liseydi, ben şimdi Üniversitedeyim ve beni ilk öpen, beni kendine bu denli aşık eden bu adama nasıl arkadan vermeyeyim diye düşünüyordum. “Tamam yap! Ama acımaz dimi?” dedim. “Merak etme!” dedi ve yataktan kalkıp çantasını aldı, içinden prezervatif çıkarttı. Bilmezmiş gibi, “O ne aşkım?” dedim. “Aşkım temizlik ve korunmak herzaman için önemlidir!” dedi. “Hımm...” dedim. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum ve merakla olacakları bekliyordum. “Vazelinin varmı?” dedi. “Var!” dedim, odadan gidip aldım geldim. Bu arada evin içinde çıplak dolaşma keyfi bambaşkaymış :)) Vazelini verdim, beni yüzüstü yatırdı ve götüme sürmeye başladı. Değişik bir duyguydu. Parmağını büzüğümden içeri sokmaya çalışıyordu. Ben de biraz sıktım sanırım. “Sıkma kendini!” dedi ve saldım. Parmağı girmişti. Parmağı girdiyse, siki de girer diye düşündüm. Az sonra 2 parmağını soktuğunu söyledi, sonra da 3 parmağını. İlk başta götümün parmaklanması biraz tuhaf geldi, fakat sonradan zevk almaya başladım. Üstelik hiç acı duymadım. Çok profesyonel olmalıydı. Mutlaka benden önce başkalarını da sikmişti. Dayanamadım sordum: - Aşkım daha önce başkalarını da yaptın mı? - Evet aşkım yaptım! dedi. - Onları da mı arkadan yaptın? - Hayır! dedi. - Peki beni neden beni arkadan yapıyorsun? - Sen bakiresin de ondan! dedi. - Aşkım yetmezmi bu akşamlık? - Aşkım yapmadım ki daha! dedi. - Arkam zonklamaya başladı aşkım! - Merak etme birazdan geçer! dedi. Işığı yakmamı istedi. Ben ışığı yakınca işte o bilek gibi sikini nihayet görebilme şansım oldu. Karanlıkta ve battaniyenin altında elimdeyken boyutunu farkedememiştim, ama şuan çok korkmaya başladım. Tedirgin bir şekilde yanına geldim. Çıkarttı prezervatifi bana verdi ve takmamı söyledi. “Nasıl takacağımı bilmiyorum!” dedim. Bana takma şeklini gösterdi. Ucunu sıktım ve aşağı doğru zorla sürükledim. Siki çok ihtişamlı görünüyordu. Prezervatifi taktıktan sonra ağzıma almamı istedi. Dilimi değdirdim, muz tadı vardı, şaşırdım, “Aşkım muz kokuyor bu, tadı da muz gibi!” dedim. “Sen yala, bak çok hoşuna gidecek!” dedi. Yaladım. Gerçekten muz yalar gibi oluyordu :)) Az sonra, “Tamam yeter bu kadar!” dedi ve beni yüzükoyun yatırdı yine ve canımın yanacağını söyledi ve kendimi sıkmamam için de defalarca tembihledi ve ikna etti. Çünkü canımın yanmasından çok korkuyordum. Sikinin başını götümün ağzına yasladığında çok korkmaya başladım ve bir ara bunu yapmamam gerektiğini düşünmeye başladım, çünkü o koca şey nasıl girecek diye hesaplıyordum. Ama ona güvenim de sonsuzdu. Götüme biraz zorladıktan sonra sikini amıma bastırdı, biraz amımın ağzında oynattıktan sonra tekrar götüme bastırdı. Göt deliğim ile amımın deliği arasında gitgel yapıyordu. Ben amıma girmez herhalde diye düşünüyordum, fakat her seferinde biraz biraz sokuyordu ve ben bunu hissediyordum. “Aşkım amıma sokma!” dedim. “Sokmuyorum aşkım, sularını alıyorum, kaysın diye!” dedi. Bunu tecrübesiz olduğum için anlamamıştım, ama ilerleyen dönemlerde anlayacaktım... “Artık vakti geldi sanırım!” diye mırıldandı ve sikinin başını götüme iyice bastırdı. Canım çok yanmaya başlamıştı, resmen o koca kafalı şeyi zorlayarak götüme sokmaya sığdırmaya çalısıyordu. “Aşkım yavaşşşş!” dedim. “Sakin ol! Sıkma kendini!” dedi ve itekledi ve girdiğinde, “Oohhh!” dedi. Bitti sanıp ben de bir oh çektim. Kımıldamadan durdu ve “Aşkım tamam bak bu kadardı!” dedi. Ben de bütün sıkıntı bu muydu diye düşündüm. Fakat sonra bir anda sertçe yüklendi ve daha da girmeye başladı. Santim santim ilerliyordu. Sanki bağırsaklarımı yarıyordu o koca şey. O an zevkle karışık hissettiğim o acıyı tarif edemem (Yaşayanlar bilir, iri bir aletin götü parçalamasını!). “Aşkım yeter, sokma daha fazla!” dedim ve kafamı öevirip arkaya baktım, fakat daha neredeyse yarısı duruyordu. Ağlamaya başladım, belki acır da yapmaz diye. O ise, “Aşkım dur, az kaldı!” dedi ve çıkarttı, tekrardan yüklendi... Canım çok yanıyordu, çığlık atmaya başladım acıdan. “Tamam bu kadardı, sonuna kadar girdi!” dedi. Resmen midemde hissediyordum sikinin nabız gibi atışlarını. Ensemi, boynumu ve omuzbaşlarımı öpmeye başladı. Acım yavaşça geçmeye başlamıştı. “Aşkım senin göt te çok darmış ama haa!” dedi sinsice gülerek. Bu hoşuma gitmişti. Sonra birden çekti tamamen çıkarttı sikini. Resmen hava girdi götümden içeriye. Ben daha kendime gelemeden tekrar kökledi. Nasıl bağırdım ama, yastığı sıkmaya başladım. O ise hızlı hızlı sokup çıkartıyordu. Birkaç dakika çok canım yandı, ama sonrasında inanın aldığım zevk bambaşkaydı. O iri şey nasıl da rahatça kayıyordu götüme ve beni uçuruyordu... Yaklaşık 20-25 dakika boyunca amımı okşayarak sikti götümü ve ben o sırada 2 sefer şiddetlice boşaldım. Sonunda o da gelmek üzereydi, “Aşkım ağzına mı boşalayım, yoksa içine mi?” dedi. Ağzıma almak istemediğim için, “İçime boşal!” dedim. O da, “Geliyorum!” dedi ve kökleyip sarıldı bana. Prezertaviften de olsa, içimde sıcacık birşeyler hissettim. Boşaldıktan sonra içimde öyle kalması beni resmen çok mutlu etmişti. Az sonra tam çıkartmaya kalktığında, “Aşkım çıkartma, içimde kalsın!” dedim. O da, “Olmaz aşkım, prezervatif çıkar, döller dışarı akar!” dedi ve sikini çıkarttı götümden. Döndüm baktım, prezervatif kan içindeydi. Elimi götüme attım, resmen çay bardağının ağzı gibi açılmıştı ve büzüğüm kapanmıyordu. “Aşkım ne yaptın böyle yaa?” diye ağlamaya başladım. O da, “Aşkım normal!” dedi. “Böyle mi kalacak bu?” dedim. “Hayır, kapanır!” dedi. “Kanıyor!” dedim. “Normaldir, birşey olmaz, alışır!” dedi ve mutfaktan bir bardak su getirdi, içip sakinleşmem için. Sonra banyoya gitti... Geldiğinde temizlenmişti. Prezervatifin dışını yıkamış, ağzını da bağlamış, “Hiç sperm gördün mü?” diye bana gösteriyordu. Resmen yarısına kadar dolu bir balon parçası gibi duruyordu ve iğrenç görünüyordu. Fakat onu mutlu ettiğim için kendimle gurur duydum... “Hadi banyoya!” diyerek beni kaldırdı ve kucağına aldı. Götüm çok yanmaya başlamıştı. Banyoya geldiğimizde küvetin yarısı dolmuştu ve halen dolmaya devam ediyordu. Beni klozete oturup, “Yıka arkanı!” dedi. Yıkadım. Ellerimi de yıkattırdı ve sıcak küvete beni yatırdı. Götüm resmen çayır çayır yandı acıdan. Kendisi de yavaşca yanıma geldi ve amımı ellemeye başladı. Öyle narin seviyordu ki beni, bu duyguyu ona yaşattığım için teşekkür ediyordu. Sonra beni güzelce sabunlu lifle yıkadı. Sonra küvetin suyunu boşaltıp beraber duş aldık çıktık. Banyodan çıkarken tekledim. Beni tuttu ve “Ne oldu aşkım?” dedi. “Yürüyemiyorum, çok acıyor!” dedim. Aklıma Lisede kızların anlattıkları geldi o anda. Söyledikleri doruydu, fakt sanırım benim için bu ağrı bayağı büyük olacaktı. Emre beni kucakladığı gibi yatağa kadar götürdü ve üzerine bıraktı. Emre’mle çırılçıplak yattık... Tabiki hikayem burada bitmiyor, ilerleyen haftalarda ve aylarda bunun gibi 15-20 sefer götümü kanata kanata sikti. Her seferinde de götümün çok dar olduğunu, başka biri olsa bu kadar kanamayacağını söyledi. Emre’yle evlenmeyi düşünüyordum, fakat ailem Emre’yi istemedi ve ayrıldık. Ama onun bana bıraktığı bir hatıra var: Büzüğümü tam kapatamıyorum ve osuruğumu tutamıyorum. Ömür boyu da çekecem bunun sıkıntısını galiba. (Benim gibi götü çok dar olan kızlara kesinlikle anal ilişkiyi önermiyorum! Hele hele yarağı çok büyük birine asla götten siktirmeyin!). Tabi Emre’nin bana bıraktığı bir de vazgeçilmez bir istek var: Götten sikişmeye acayip alıştım, önüme gelen her erkekle yatma ve götümü siktirme isteği duyuyorum. Fakat Emre’den sonra kimseyle sikişmedim. Ailem beni yakında evlendirmek istiyor, köyden birisi varmış. Ozamana kadar da pornolarla ve seks hikayeleri ile idare ediyorum ve götüme değişik cisimler sokarak kendimi tatmin ediyorum. Bu hikayemi yazarken bile götüm çok kaşındı. Offf off! Neredesin Emre??? [Selvi]

Tangali kiz jartiyer ile çok azdirdi

Ben Asu, 1.70 boyunda, 55 kilo, siyah uzun saçlı, beyaz tenli, ne çok zayıf, ne de şişman, çevremdekiler tarafından oldukça güzel bulunan bir kadınım. Üniversiteyi kazanıp İstanbul’a geldikten sonra burda tanıştığım biriyle evlenerek yerleştim İstanbul’a. Kocam çalışmamı istemediği için çalışmıyordum, ama borçlarımız çoğalınca çalışmak mecburiyetinde kaldım. Komşumuz Mürşide teyzeye diyordum, “Bir iş olursa bana haber ver!” falan gibisinden. O da bir gün bana bir bebek bakıcılığı işi olduğunu söyledi. Bebeğin annesi Mürşide teyzenin torunu. Kadın doğumdan sonra işi bırakmış, şimdi yeniden başlayacakmış, bebeğine bakacak güvenilir birini arıyormuş, Mürşide teyze de beni çok sever, bana söyledi. Ben de kocama bahsettim.Reddedecek durumda değildik, kabul ettim. İşe başladım. Bebeğin annesi Dilan hanım kapalı bir kadın, minyon tipli, hoş biri. Kocası İnanç bey de gerçekten çok yakışıklı, karizmatik bir adam, sarı saçlı, mavi gözlü uzun boylu... Bu adamın bu kadınla işi ne? demektenalıkoyamadım kendimi, ve içten içe kıskandım Dilan hanımı. Neyse, olay gününe gelmek istiyorum. İşebaşlayalı 2 ay olmuştu. Benim maaş günümdü. O gün İnanç bey eve erken gelmişti. Benim de üzerimde beyaz gömlek, altımda siyah düşük bel bol bir etek vardı, siyah uzun saçlarımı salmıştım, kırmızı ruj sürmüştüm, tenim de beyaz olunca, aynada kendimi çok güzel buluyordum. Beyaz gömleğimin içinde siyah sütyen vardı ve belli oluyordu. İnanç beyi kapıda güleryüzle karşıladım, “Hoşgeldiniz!” dedim. Herhalde gelmeden birşeyler içmişti, kafası çakırkeyifti. Gözleri, gömleğimden fışkıracak gibi duran göğüslerimdeydi. Garip bir şekilde hoşuma gitti, biraz da utandım ve mutfağa geçtim. İnanç bey de salona geçti, Bebeğin ne yaptığını sordu. “Uyuttum.” dedim. Sonra her zaman yaptığım gibi yanına gidip, “Birşey içmek ister misiniz?” diye sordum. Beni baştan aşağı süzerek, “Getirdiğim şu poşette bira var, açıp getirir misin?” dedi. “Peki efendim!” deyip mutfağa gittim. Birasını getirdim. 15 dakika sonra tekrar çağırıp, bir tane daha istedi. Tekrar getirdim. Mutfağa döndüm. Radyo açık, şarkı dinleyerek yemek yapıyordum. Derken arkadan belimi saran iki el hissettim. Birden irkilip arkamı dönmeye çalıştım, ama İnanç bey çok sıkı kavramıştı, dönemiyordum arkamı. Sessiz sakin çekingen biriyimdir, bağırmadım, sadece, “İnanç bey!” diyebildim. Kulağıma ağzını dayayıp “Şşşşt! Sessiz ol, kötü bir niyetim yok!” dedi. Sessizce ve korkarak hareketsiz duruyordum, kaskatı kesilmiştim. Gömleğimin altından belimi okşamaya başladı. Titriyordum. Sonra elini aşağıya indirerek eteğimden içeriye soktu, külodumun üzerinden amımı okşuyordu. “Yapmayın nolur, bırakın beni!” dedim. Sarhoştu, “Çok güzelsin Asu!” dedi fısıltıyla, tahrik ediciydi sesi. Ondan zaten baştan beri çok etkileniyordum, saldım ben de kendimi... Halen arkamdaydı, vücudunu yapıştırmıştı vücuduma. Elini külodumdan içeri sokmuş, klitorisimi okşuyordu. Bir eliyle de gömleğimin üzerinden göğüslerimi okşuyordu, aynı zamanda da götümde kabaran sikini hissediyordum. Yere düşecek gibi oldum, öyle tahrik oluyordum ki. Tuttu beni yatak odasına götürdü. Yatağa attı. Üzerime gelip dudaklarımı öpmeye başladı. Karşılık verdim. Kalçalarımı okşuyordu. Sonra doğrulup gömleğimin düğmelerini açmaya başladı. Gömleğimi çıkarmadan göğüslerimi öpmeye koyuldu. Aşağı doğruindi, külodumu çıkardı. Bacaklarımı iyice ayırıp, eteğimi yukarı çekip, amıma yumuldu ve öpmeye başladı. Kasılıyordum. Amımı yalamaya başladığında ise zevkten inliyordum. Dilini amımın içine sokuyor, klitorisimi emiyor, mahvediyordu beni, 2 defa orgazm olup boşaldım! Sonra yanıma uzanıp, hoşuma gidip gitmediğini, kocamın da amımı yalayıp yalamadığını sordu. Hoşuma gittiğini, fakat kocamın hiç amımı yalamadığını söyledim. O da, “Dilan da benim sikimi hiç yalamaz!” dedi. Adam için çok üzüldüm. Onu yatağa yatırıp üzerine çıktım. Soydum. Sikine yumulup yalamaya başladım. Sonra ağzıma alıp emdikce emdim, adeta vakumluyordum. Bu arada taşaklarını sıkıyordum okşuyordum. Daha fazla dayanamayarak ağzıma boşaldı. Hepsini yuttum... Biraz yatakta uzanıp, konuştuk, öpüştük, elleştik. İnanç beyin siki yeniden kalktı. Nasılsa kocamı aldatmıştım, oldu olacak tam sikişelim diye düşünerek, üzerine çıktım, sikini amımın ağzına yerleştirip, sikine oturdum. Ben oturup kalktıkça, o da alttan pompalıyordu. Beni bu şekilde birkez daha orgazm ettikten sonra, arkadan da yapmak istedi, karısı götten de hiç vermemiş. Beni 2 kere diliyle, 1 kez de sikerek orgazm eden adama karşı koyacak gibi değildim. Hemen önünde dört ayak domaldım ve (hayatımda ilk defa) götten de verdim. Gerçi ilk olduğu için canım çok yandı, ama olsun değerdi! Arada sırada halen sikişiyoruz ve maaşıma da zam yaptı :) [Asu]